Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/11215 E. 2011/20187 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11215
KARAR NO : 2011/20187
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbit ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, … 4. Noterliğinin 14.04.2004 tarihli satış sözleşmesi ile davalıya ait ’…’ plaka sayılı aracı bedelini ödeyerek satın aldığını, ancak davalının arabanın satış bedelinin ödenmediği gerekçesi ile polise başvurduğunu ve aracın elinden alınarak davalıya teslim edildiğini, aracın bedelinin tamamını vekil Durmuş Karakoç’a ödediğini, bu durumdan mağdur olduğunu belirterek aracın trafikte davalı adına bulunan kaydının iptali ile adına tescilin yapılması ve aracın tarafına teslimini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş, birleşen davası ile de; … 4. Noterliğinin 14.04.2004 tarih ve 14830 yevmiye numaralı satış sözleşmesinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın ‘daha önce takip edilmeyerek atiye bırakıldığından süresi dolduğunda işlemden kaldırılmasına’ şeklinde karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı-birleşen davacı vekili, 28.9.2010 tarihli celseye … Barosu antetli ve baro sıra numarasını taşıyan faks ile mazeret beyanında bulunmuş, bu talep Mahkemece kabul edilerek, duruşma 2.12.2010 gününe talik edilmiştir. 2.12.2010 tarihli celseye davalı-birleşen davacının mazeretsiz olarak gelmemesi üzerine birleşen davanın ‘atiye bırakılmasına’ karar verilmiş, akabinde 16.12.2010 tarihli karar celsesinde, birleşen davanın süresi dolduğunda işlemden kaldırılmasına dair karar verilmiştir. 1086 sayılı HUMK’nun 409/1 maddesi, “Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kada
dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.” hükmünü içermektedir. Mahkemece, 2.12.2010 tarihli celsede birleşen davanın atiye bırakılmasına karar verilmiş ise de, davalı-birleşen davacı tarafa, masrafı baroca karşılanmasına rağmen yeni duruşma günü tebliğ edilip bildirilmemiştir. Öyle olunca, Mahkemece yeni duruşma günü davalı tarafa tebliğ edilmeden birleşen dava dosyasının -yasada geçtiği şekilde- ‘işlemden kaldırılması’ doğru görülmemiştir. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı-birleşen davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.