YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11532
KARAR NO : 2011/12716
KARAR TARİHİ : 16.09.2011
… vekili avukat … ile SGK Genel Müd. (Bağ-Kur) vekili avukat … aralarındaki dava hakkında Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.7.2010 tarih ve 341-208 sayılı hükmün Dairenin 17221-6469 tarih ve 17221-6469 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, sahibi ve mesul müdürü olduğu öz Eczanesi ile Davalı Bağ-Kur arasında kurum sigortalılarına ilaçlarını vermek üzere sözleşme imzaladıklarını, 19.9.2005 tarihinde eczaneye kurum tarafından eksiltme formları gönderildiğini ve 22.9.2005 tarihli yazıyla da eczanenin kuruma toplam 32.331.15 TL borçlu olduğunun bildirilerek öz Eczanesinin Bağ-Kur Kocaeli İl müdürlüğünde tahakkuk eden ilaç ve reçete bedelleri olan 16.484,74 TL nın alıkonulduğunu ve kalan bedelin ödenmesi içinde takibe geçileceğinin bildirildiğini, bu borca neden olarak 2000-2005 yılları arasında eczane tarafından Bağ_Kurlu hastalara düzenlenen reçetelerde bir takım eksikliklerin tespit edildiğini, oysa kurumun herhangi bir alacağının bulunmadığını, bu nedenle kurum uhdesinde alıkonulan 16.775,000 TL’nin davalıdan tahsili ile bakiye tutardan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı, davacı eczacının kurum ile arasında imzalanan protokol ile bağlı olduğunu, eczacının kuruma fatura ettiği reçetelerde gerekli denetimi yapmadığını, kurum alacağı olan 4.790,50 TL asıl alacak ile faizinin son ödemeden mahsup edildiğini, kurumun 7.268,69 TL daha alacağı olduğunu, davanın reddi ile karşı dava ile kurum zararı olan 12.060,19 TL’nin davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile, 16.775,00 TL’nin davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine karşı davanın reddine karar verilmiş; davalının temyizi üzerine hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı-karşı davacı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı-karşı davacının sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir
2011/11532-12716
2-Davacı, eldeki dava ile Davalı Bağ-Kur sigortalılarına vermiş olduğu ilaç bedellerinden ödenmeyen 16.775.00 TL’nin tahsili ile 15.846,41 TL’den dolayı borçlu olmadığının tespiti istemiş, davalı ise karşı dava ile kurum zararı olan 7.268,69 TL’nin davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmiştir. Ne varki, Davacı …’ün Davalı Bağ-Kur aleyhine açmış olduğu sözleşmenin feshinin iptali dava dosyasında, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm dairemizin 28.9.2006 gün ve 2006/8915-2006/12781 sayılı kararı ile bozulmuş ve bozma ilamında,; “…Davacı eczacı, sigortalı Hamdi Öztürk’e ait 20.11.2003 tarihli reçete bedelinin davalı kurumdan tahsil edildiği, bu reçetenin sahte olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı eczanenin sözleşmenin 11,14 ve 16. maddelerinin ihlal edildiğinin …” belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerekçesiyle kararın bozulduğu, karar düzeltme talebinin Dairemizin 1.2.2007 gün ve 2006/15890 esas ve 2007/1080 karar sayılı kararıyla reddedildiği, mahkemece bozmaya uyularak karar verildiği ve davanın reddedildiği, kararın Davacı tarafından temyizi aşamasında Davacı tarafından davadan feragat edildiği, Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın temyiz edilmemek suretiyle kesinleştiği, böylelikle sahte reçete bedelinin davalı kurumdan tahsil edildiğinin anlaşıldığı ve anılan dosyanın bu nedenle kuvvetli ve kesin delil olmasına karşın mahkemece değinilen bu reçete bedeli konusunda bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın eldeki dava dosyasında davanın aynen kabulüne karar verildiği, davacı eczacının reçete bedeli kadar sebepsiz zenginleştiği anlaşılmıştır. Öyle olunca bu hususun araştırılarak, davalı kurumdan buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmek suretiyle Hamdi Öztürk adına düzenlenen reçete bedeline ilişkin tutarın davacı alacağından mahsubu ve karşı davanın da bu yönde değerlendirilerek gerektiğinde muhasebeci bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu gerekçeyle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemeyle anlaşıldığından Dairemizin 25.4.2011 gün ve 201/17221 esas ve 2011/6469 sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve kararın açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair karar düzeltme itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 25.4.2011 gün ve 201/17221 esas ve 2011/6469 sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve kararın bozulmasına, 16.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.