YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11681
KARAR NO : 2012/2447
KARAR TARİHİ : 09.02.2012
… vekili avukat …. ile Yapı Kredi Bankası vekili avukat … aralarındaki dava hakkında İstanbul 3. Tüketici Mahkemesinden verilen 21.1.2010 tarih ve 253-17 sayılı hükmün Dairenin 15.12.2010 tarih ve 2010/16022-16988 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı banka ile hiçbir hukuki ilişkisinin bulunmadığını ve sözleşme imzalamadığını, ancak dava dışı banka nezdindeki banka hesabına haciz konulunca genel kredi sözleşmesi nedeni ile aleyhine takip yapıldığını öğrendiğini ileri sürerek, takipten dolayı borçlu olmadığının tesbitine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı temyizi üzerine mahkeme kararı Dairemizce onanmış ve bu kez davalı tarafından karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davalı banka tarafından davacı ve dava dışı …aleyhine genel tüketici kredisi ve teminat sözleşmesi gereğince icra takibinde bulunulduğu, davacının davalı bankadan kredi kullanmadığını, sözleşmelerdeki imzaların da kendisine ait olmadığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, tüketici kredisi ve teminat sözleşmesindeki imzalar üzerinde grofolog uzmanı tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinde imzaların davacı eli ürünü olduğu açıklandığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiştir. Davalı banka kullanılan kredinin davacı hesabına yatırıldığını, davacı adına kayıtlı araç üzerine teminat olarak rehin konulduğunu savunmuştur. O halde takibe konu kredi sözleşmesi gereğince kullanılan kredi tutarının ödeme belgesi araştırılmadığı gibi, dekont ile ödeme varsa, bu ödeme dekontundaki imzasının kime ait olduğu hususları araştırılmamıştır. Bu nedenle mahkemece, kredi ödemesine ilişkin tarafların beyanları alınmak suretiyle paranın ödenmesi hususunun açıklığa kavuşturulması bu hususta ilgili ..banka kayıtları üzerinden inceleme yaptırılarak , krediyi davacının fiilen kullanıp kullanmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Kararın bu şekilde bozulması gerekirken, yanılma sonucu yazılı şekilde onandığı , bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme isteğinin kabulü ile, mahkeme kararının bu şekilde bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 15.12.2010 gün 2010/16022 -2010/16988 sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.