YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12479
KARAR NO : 2012/15032
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … Ovaoğlu ile davacı vekili avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davaya konu taşınmazı tapuda 2.600 m2 olarak sattığını, ancak taşınmazın yüzölçümünün gerçekte 13.500 m2 olduğu tespit edilerek davalı adına bu fazla miktarın tescil edildiğini, bu durumu yeni öğrendiğini, sonradan artırılan 10.900 m2 alan yönünden davalının sebebsiz zenginleşmesi nedeniyle bu kısmın kendi adına tescilini, mümkün olmaması halinde bu farkın satış tutarı olan bedelin satış tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, zamanaşımı definde bulunmuş ve esasa ilişkin olarak taşınmazın satılırken 13.500 m2 olarak o günün ekonomik koşullarına göre fiyat belirlenerek kendisine satıldığını, taşınmazı davacının 10.900 m2 daha az olduğunu düşünmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının tapu tescil talebinin reddine,tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu tapulu taşınmaz davacı tarafından davalıya 05.01.1998 tarihinde tapuda kayıtlı 2.600 m2 2011/12479 2012/15032
yüzölçümü üzerinden satılarak tapuda devredilmiştir. Taşınmazın davalı tarafından satın alınmasından sonra Kadastro görevlileri tarafından düzenlenen 21.11.2007 tarihli raporda taşınmazın ölçü krokisi ile pafta araştırmasının birbiri ile uyumlu olduğu, tersimat hatasının olmadığı, yüzölçüm farkının kadastro sırasında alan hesabının planimetrede doğru hesaplandığı halde tapu kütüğü ve fen klasörüne yanlış yazılmasından kaynaklandığı tespit edilerek tapu kütüğündeki yanlış kayıt düzeltilmiştir. Davaya konu yerin mevcut kullanım durumu ile kadastro ölçü krokisinin uyumlu olduğu, davalıya yapılan satış sırasında mevcut kullanım durumuna göre satışının yapıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi olduğuna göre, BK’nun 125. maddesi gereğince uygulanacak zamanaşımı süresi on yıldır. Davacı; taşınmazı, 05.01.1998 tarihinde davalıya sattığına göre, bu tarihten 14.01.2009 dava tarihine kadar on yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Hal böyle olunca mahkemece davalı tarafından süresinde yapılan zamanaşımı defi dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 11.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.