Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/12932 E. 2012/15539 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12932
KARAR NO : 2012/15539
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ve birleşen davada davalı vekili avukat … ile davalı-davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile birlikte yaşadıkları dönemde davalının otomobil satın aldığını, peşinat ve kaporayı kendisinin verdiğini, kalan kısım için kredi kullanıldığı, kendisinin davalının kullandığı krediye kefil olduğunu, taksitlerin ödenmemesi üzerine bir kısım ödemeler yaptığını, bu ödemelerin iade edilmediğini bildirerek 59.744 TL asıl alacak ve ferilerini tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı asıl davanın reddini dilemiş, davacının oğlu … hakkında açtığı birleşik davasında, sözkonusu aracın satışı için vekaletname verdiğini, Esved’in bu vekaletname ile aracın davacı … ve …in sahibi va temsilcisi oldukları … AŞ.’ye satıldığı halde satış bedelinin ödenmediğini bildirerek, 70.000 TL nin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davanın davacısı Selahattin, birleşik davanın davacısı… tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davanın davacısı …’in tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Birleşik davanın davacısı…’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı …’ın davalı …’in babası ….n 2011/12932-15539
ile birlikte olduğu dönemde bir kısmı peşin bir kısmı araç kredisi kullanarak satın aldığı aracın satışı için Esved’e 31.7.2006 tarihinde noterde düzenlenen vekaletname ile vekil tayin ettiği, davalı …’in bu vekaletname ile aracı kendisi ve babası Selahattin’in sahibi ve temsilcisi oldukları Aksoy AŞ.’ye 1.10.2007 tarihli kati satış sözleşmesi ile sattığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Kati satış senedini de satış bedelinin 45.645 TL olduğu, bununda şirketin davacı …’a yaptığı birden fazla ödeme ile karşılığının ödenmiş olduğu belirtilmiştir. Davalı … bu ödeme şeklini izah ederken, dava dışı Aksoy AŞ.’nin davacı …’a daha önce borç paralar verdiğini, bu paralara mahsuben dava konusu aracın şirkete satıldığını beyan etmiştir. Davacı …, şirkete borçlu olduğu savunmasını kabul etmediği gibi, takas ve mahsup suretiyle araç satışı yapması yönünde davalı …’e yetki ve vekalet vermediğini, satıldığı belirtilen aracın gerçek satış bedelinin tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kaldı ki kati satış senedinde belirtilen ödemelerin, asıl davada davacı …’in yaptığı kredi ödemelerinin taksitleriyle miktar olarak uyuştuğu da gözlenmiştir. Mahkemece asıl davanın, davacı … tarafından yapılan ödemelerin birlikte yaşamayı temin için verildiği, geri istenmesinin eksik borç olduğu gerekçesi ile reddedildiği belirtildikten sonra, birleşik dava yönünden de Selahattin’in yaptığı ödemeler karşılığı aracı geri aldığı, davacı …’ın para ödeyerek aldığı bir araç olmadığı gerekçesi ile birleşik davanın da reddi çelişki oluşturmuştur. Davalı … araç satışı için…’ın vekili konumundadır. Vekil olarak,kendisine verilen vekalet görevini müvekkilini zarara uğratmadan onun talimatları ve menfaatleri gözetilerek tam ve eksiksiz olarak yerine getirip görevini tamamladığını, kendisine izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığını yasal delillerle ispatlamak zorundadır. Dosya kapsamına göre davalı …, müvekkili…’ın takas ve mahsup suretiyle satış yapması yönünde yetki ve talimatının bulunduğunu ispat edemediği gibi satış bedelini müvekkiline ödediğinide beyan etmemiştir. Bu durumda ispat yükü davalıda olduğuna göre, davalı tarafa bu konuda yemin dahil yasal delilerini sorup, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ispat yükünü ters çevirerek ve eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle asıl davanın davacısı Selahattin’in tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın birleşik davacı … yararına BOZULMASINA,900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, 23,90 TL kalan harcın davalı-davacıdan alınmasına, 2,75 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 14.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.