Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/13262 E. 2011/19850 K. 21.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13262
KARAR NO : 2011/19850
KARAR TARİHİ : 21.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıya hizmet sunduğunu ve eksiksiz biçimde yerine getirdiğini ancak davalının verdiği çekin karşılığını ödemediğini, … sağlayarak da çekin süresinde bankaya ibrazını engellediğini, defalarca söz vermiş olmasına rağmen borcunu ödemediğini gibi başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptaline ve takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yargılamaya katılmadığı gibi herhangi bir cevapta vermemiştir.
Mahkemece, davalı borcunun bulunmadığını savunmuş olduğuna göre, davacının asıl borcu doğuran ilişkiden kaynaklı olarak takip konusu alacak kadar davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlaması gerektiği,davacının bu iddiasının yasal delillerle kanıtlandığını söyleyebilme olanağı olmadığı, keza, davacı vekilinin 28.04.2011 tarihli oturumunda yemin deliline de dayanmayacağını bildirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalıya verdiği hizmet karşılığı aldığı çeklerin bedellerinin ödenmediğini,yaptığı icra takibine de itiraz edildiğini belirterek vaki itirazın iptalini istemiştir.Davalı davacının icra takibine konu ettiği çeklerdeki imzaya itirazda bulunmamıştır.Ancak bu çekler yasal süresi içerisinde de muhatap bankaya ibraz edilmemiştir.Bu haliyle Türk Ticaret Kanununun 708. 2011/13262-19850
maddesinde öngörülen ibraz sürelerinde bankaya ibraz edilmediği için yazılı delil başlangıcı niteliğindedir.Yazılı delil başlangıcının mevcut olduğu hallerde davacı iddiasını tanık dahil her türlü delile ispatlayabilir. Bir başka deyişle alacağın varlığını ve miktarı ispat yükü davacıdadır. Davacı tanık deliline dayanmış, dinlenen davacı tanıkları birbirini doğrulayan ve tamamlayan ifadelerinde davacının davalıya belirtilen hizmeti verdiğini, karşılığında davalının takibe konu çeki verdiğini ifade etmişlerdir. Hal böyle olunca davacı takibe koyduğu çekler nedeniyle alacaklı olduğunu kanıtlamıştır. Mahkemece davacının sözkonusu çeklerin miktarı kadar alacaklı olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.