Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/13340 E. 2011/20931 K. 28.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13340
KARAR NO : 2011/20931
KARAR TARİHİ : 28.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, avukat olduğunu ve davalı şirket ile … 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/129 E sayılı dosyası için masraflar hariç dava değerinin %10’u ve KDV olmak üzere şifahi vekalet sözleşmesi ile davanın başında yarısının, davanın kesinleşmesi halinde kalan kısmının ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereği davanın 05.05.2006 tarihli ilk celsesine katıldığı gibi 18.09.2007 tarihine kadar her celseye katıldığını, …’ya bizzat giderek … Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’nden görüş yazısı aldığını, ancak davalının bir yıl boyunca herhangi bir ödeme yapmamasından başka verilen emeği hiçe sayarak onur zedeleyici bir boyuta geçildiğini ve aralarındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığını, istifa dilekçesi sunduğunu, ancak son ana kadar görevini yerine getirdiğini, vekalet ücretinin halen ödenmediğini ileri sürerek 6.642.53 TL vekalet ücreti ile birlikte ödenmesi gereken seyahat ve yargılama masraflarının ve işlemiş faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı avukat ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili için bu davayı açmıştır.Taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi yoktur.Davacı şifahi kararlaştırma ile ücretin yarısının davanın başında ödeneceğini,bu ücretin ihtara rağmen ödenmediğini ve haklı olarak istifa ettiğini ileri sürmüştür.Davalı davacının belirttiği sözleşmeyi kabul etmemiş ve alacağın muaccel olmadan dava açıldığını savunmuştur.Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.Somut olayda öncelikle çözümlenmesi gereken husus, davacı avukatın üstlendiği ve takip ettiği dava henüz sonuçlanmadan ücretini istemesinin ve bunu teminen istifa edip müvekkiline karşı dava açmasının kusurlu bir hareket olup olmadığıdır. Avukatlık ücretinin ne zaman muaccel olacağı konusunda yasada açık bir hüküm yok ise de, yasanın 171/1 maddesi ve asgari ücret tarifesinin 2. maddesi düzenlemesi karşısında üstlenilen işin bitmesi ile ücretin muaccel olacağı kabul edilmelidir. Nitekim taraflar arasında davacının iddia ettiği şekilde bir sözleşme davalı tarafından kabul edilmediğinden buna itibar edilmesi de olanaklı değildir. Dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmenin varlığı kabul edilmeyince bu sözleşmeye dayalı olarak davacının haklı olarak istifası da söz konusu olamaz.Toplanan delillerden davacının iddiasını yasal delillerle ispat edemediği anlaşılmıştır. Ancak davacı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya bu hakkı hatırlatılmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:1. bent gereği davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği kararın davalı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.