YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13397
KARAR NO : 2011/18594
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkil ile davalı arasında …1 Ortaklık Sözleşmesi isimli bir sözleşme yapılarak, bu sözleşme ile davalının, müvekkile A Blokta yer alacak olan 8 numaralı bağımsız bölümü yapıp bitirdikten sonra ödenecek bedel karşılığında teslim etmeyi taahhüt ettiğini, müvekkil tarafından da bu sözleşme karşılığında 22.12.2005 tarihinden 12.04.2008 tarihine kadar toplam 23.350,00 TL ödendiğini, sözleşme ile taşınmaz satımının vaat edildiği ve sözleşmenin geçersiz olduğunu, ayrıca davalının 355 üye kapasiteli oluşuma sonradan 259 üye daha katarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğini bizzat davalının kendisinin … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2008/8958 hazırlık numaralı dosyasındaki ifadesiyle itiraf ettiğini ve halen bu suçtan tutuklu bulunduğunu, bu nedenle davalıya ödenen toplamda 23.350,00 TL’nin dosyada mübrez her bir faturanın ödeme tarihlerinden itibaren ayrı ayrı işletilecek şekilde reeskont faiziyle birlikte tahsilini dilemiştir.
Davalı kendisine usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen süresinde cevap vermemiş, duruşmalara katılmamış, yazılı veya sözlü herhangi bir beyanda bulunmamış ve kendisini bir vekille de temsil ettirmemiştir.
Yerel mahkeme, buradaki sözleşmenin adı taraflarca ‘ortaklık sözleşmesi’ şeklinde anılsa da, bunun BK m.520 anlamında bir adi ortaklık niteliği taşımayıp bir taşınmaz satım vaadi olduğu ve BK m.213, MK m.706 ve Noterlik Kanunu m.89 hükümleri karşısında, Noter huzurunda re’sen tanzim edilmemiş olması nedeniyle geçersiz olduğu ve geçersiz
2011/13397-18594
sözleşmelerin de sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye edilmeleri gerektiğinden bahisle davanın tam kabulüne karar vermiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın tam kabulüne karar verilmiş olmasına nazaran, mer’i Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12.maddesi uyarınca, ek cetvelin üçüncü kısmında yazılı oranlar üzerinden zuhulen davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir. Ne var ki, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, halen yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK m.438/f.7 gereğince hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının ‘hüküm’ başlıklı kısmında yer alan ‘1 numaralı bent’ten sonra gelmek ve diğer bentler de buna göre teselsül ettirilmek üzere, “2-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesap edilen 2788,50 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, kararın bu şekilde değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan 175.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.