YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13443
KARAR NO : 2012/304
KARAR TARİHİ : 16.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; Dava konusu … Mahallesi 46 ada 29 parsel sayılı taşınmazda 10/320 arsa paylı 2 no’lu … dükkanına ilişkin olarak, kayıt maliki davalı … ile arasında … Noterliğinin sözleşmesi ile 2 yıllık kira akdi imzalandığını, kira bedelinin 2 yıllık peşin 12.500 TL olduğunu, dükkanın kira bedelini peşin ödemesine rağmen davalıların daireyi kısa süre sonra kötü niyetli …’a sattıklarını, … ‘un kendi ihtiyacı nedeni ile dükkanı tahliye etmelerini ihtar etmesi üzerine tahliyeyi kabul ettiğini, bu durumda davalılara ödedikleri 2 yıllık peşin kiranın haksız yere davalılar üzerinde kaldığını, davalıların aynen ifayı yerine getirmesinin mümkün olmadığını belirterek, şimdilik 15.000 TL’nin davalılardan temerrüt tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, kira bedeli farkının peşin ödeme tarihi olan 01/12/2006 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsiline mümkün olmadığı takdirde kira bedelinin dava tarihi itibari ile ulaştığı meblağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı …; kiralayan sıfatının olmadığını belirterek açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile; 15.000,00 TL. kira bedelinin temerrüt tarihi olan 24/12/2008 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı …’den alınarak davacıya verilmesine, Davalı …’e açılan davanın dava sıfatı yokluğu nedeniyle reddine, Davacının müspet zarar kapsamındaki davasının tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının temyiz dilekçesi temyiz eden davacı tarafa 03.12.2010 da tebliğ edilmiş ve temyiz dilekçesi 20.12.2010 tarihinde verilmiştir. HUMK.’ nun 433/2. maddesi uyarınca katılma yolu ile temyiz süresi 10 gündür. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1.6.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz süresi geçtikten sonra verilen katılma yolu ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı yönünden; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
3)Davalı … hakkında açılan davanın “Husumet yokluğu nedeni ile reddine” karar verildiği anlaşılmış olmakla, davalı lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1.maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken, bu hususta hüküm tesis edilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle; davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.bentte açıklanan nedenle, gerekçeli kararın hüküm fıkrasına “Davalı … kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.nin 7/1 maddesi gereğince 1.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, 16.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.