YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1366
KARAR NO : 2011/9783
KARAR TARİHİ : 21.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat, davalının vekili sıfatıyla dava ve icra takiplerini yürütürken haksız olarak azledildiğini, azil sebeplerinin gerçek dışı ve asılsız olduğunu ileri sürerek takip etmiş olduğu dava ve icra takiplerine ilişkin olmak üzere şimdilik 5.000 TL vekalet ücretinin tahsilini istemiş, bilahare talebini ıslah ederek 20.481,05 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı avukat, davalı tarafından haksız olarak azledildiğinden bahisle takip edilen dava ve icra takiplerine yönelik vekâlet ücret alacağının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı, vekâlet ücreti kapsamında 5.730 TL ödeme yaptığını savunmuş, davacı da yapılan ödemeyi kabul etmiş Ancak bunun 1.150 TL’sinin vekâlet ücretine ilişkin olduğunu, geri kalan kısmın dava takip ve masraflarına ilişkin olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, davalı tarafından vekâlet ücretine ilişkin olarak 1.150 TL ödeme yapıldığı kabul edilerek bu kısım davacı alacağından mahsup edilmiştir. Kural olarak, takip edilen dava ve işlerde harcamaların müvekkil asil tarafından yapıldığının kabulü gerekir. Diğer bir deyişle davacı avukat, takip edilen dava ve işlerde yaptığı harcamaları ispatla mükelleftir. Öyle olunca, mahkemece bu hususta davacıya delilleri sorulup toplanmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.