YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14008
KARAR NO : 2011/14205
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı …, sınırları dahilinde bulunan mahallelerin 1.1.2005 ile 31.12.2005 tarihleri arasındaki temizlik işlerinin yapılması için davalı şirketle 24.12.2004 tarihli sözleşmeyi akdettiklerini, davalı şirketin ihale döneminde çalıştırdığı işçilerin işçilik haklarını ödememesi nedeniyle 31 işçinin belediye aleyhine davalar açtığını, davaların işçiler lehine sonuçlandığını ve işçilere kendisinin 561.406.88 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu miktardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 10.000 TL.nın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, üstlendikleri işi yerine getirdiklerini, sonraki dönemler ihalesini dava dışı şirketlerin kazandığını işçilere borçlarının bulunmadığını, kendilerinde çalışan bir kısım işçilerin yeni ihaleyi kazanan şirketle de çalışmaya devam ettiklerini, çalışamayan işçilerin ise dava açtıklarını, kusurlarının ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı belediyenin üst işveren konumunda olup, işçilere karşı sorumlu olan şahsın işçileri çalıştıran davalı şirket olduğu, belediyenin mahkeme kararlarına istinaden işçilere ödediği miktarları isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, belediye sınırları içinde bulunan mahallelerin 1.1.2005 ile 31.12.2005 tarihleri arasındaki temizlik işinin davalıca üstlenildiğini, davalının işçilerin açtıkları davalar sonucunda hükmedilen tazminatlardan sorumlu olduğunu ileri sürerek işçilere ödediği miktar için eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçilere ödenen bu tazminattan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve genel hukuk prensiplerine dayanılarak bir sonuca gidilmelidir. Taraflar arasındaki sözleşmede, taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderlerinin sözleşme bedeline dahil olduğu, yüklenicinin işin gereklerini yerine getirecek sayıda personel çalıştıracağı, sözleşmede yer alan gider kalemlerinde artış olması ya da benzeri yeni gider kalemlerinin oluşması halinde teklif edilen fiyatın bu tür artış ya da farkları karşılayacak payı içerdiğinin kabul edildiği, yürklenicinin taahhüdü çerçevesinde …. taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemesi ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan doğrudan sorumlu olacağına dair hükümler bulunmakta olup, işçilerin … akidlerinin haksız feshi halinde doğacak tazminattan hangi tarafın hangi oranda sorumlu olduğuna dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Kesinleşen … mahkemesi kararlarına göre, davacı ile davalı arasında üst işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, işçilerin belediyeye ait işyerlerinde çalışmakta iken … akidlerinin feshedildiği ve feshin haksız olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalardan sonra, tacir olan davalının çalıştırdığı işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacağını bilebilecek durumda olduğu, ancak davacı belediyenin de asıl işveren durumunu muhafaza etmesi ve işçilerin … sözleşmelerinin feshinin haksız olduğu nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, davalının bu ilkeler çerçevesinde sorumluluğu belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 148.50 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.