Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/14083 E. 2011/18855 K. 14.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14083
KARAR NO : 2011/18855
KARAR TARİHİ : 14.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalının muhasebecisi olduğunu, işlerin takibi için davalıya vekaletname verdiklerini, bu vekaletnamede ahzu kabz yetkisinin olmadığı halde bu vekaletnameye istinaden kendilerine ait 7342,78 TL (7.342.780.000 TL) KDV alacağına ilişkin parayı … Bankasından çekerek uhdesinde tuttuğunu ileri sürerek, uhdesinde tuttuğu paranın 20.11.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş olup, yargılama sırasında yaptığı hizmetin karşılığında davacı tarafın kendisine borçlu olduğunu beyan ederek takas ve mahsup talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 374,91 TL ‘nin 20/11/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalının taraflar arasında aktedilen sözleşme gereğince hak ettiği hizmet bedeli, davacıya ait KDV iade alacağından mahsup edilmesi durumunda, davacı şirketin KDV iade bedelinden
2011/14083-18855
alacağının mevcut olmadığı, ancak işlemiş faizden 374.91 TL alacağının bulunduğu belirtilmesine rağmen, mahkemece “ davanın kısmen kabulü ile, 374,91 TL‘nin 20/11/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm kurulmuş olmakla faize faiz yürütülmesine karar verilmiş olunmaktadır ki, bu durum B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’un 436/2 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. maddesinde yer alan “20/11/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” sözlerinin çıkartılarak, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 18.40 Tl harcın davalıya iadesine, 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.