Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/14141 E. 2011/17006 K. 22.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14141
KARAR NO : 2011/17006
KARAR TARİHİ : 22.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılardan … Turizm Yatırım İşletmecilik A.Ş.’ne karşı, maddi ve manevi tazminat davası açılması ve dava sonunda kazanılacak değer ve ferileri toplamının %15’inden aşağı olmamak üzere vekalet ücretinin ödenmesi konusunda diğer davalılarla şifai avukatlık sözleşmesi yaptığını, açmış olduğu … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/204 esas sayılı davasının kısmen kabul edilerek toplam 126,875,43 TL tazminatın tahsiline karar verildiğini, ne var ki bu aşamadan sonra davanın taraflarının, bilgisi ve muvafakatı dışında sulh olduklarını, vekalet ücretinin ise ödenmediğini, bu durumda Avukatlık Kanununun 165. maddesi gereğince davalıların, her iki tür vekalet ücretinin ödenmesi konusunda müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müvekkilin ödemesi gereken akdi vekalet ücreti nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL’nin, karşı taraf vekalet ücreti nedeniyle de 10.934,53 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle de talep miktarını 29.963,93 TL’ye çıkarmıştır.
Davalılar … ve diğerleri, davacıyla aralarında iddia edildiği gibi bir sözleşmenin bulunmadığını, davacıya masraf ve vekalet ücreti olarak 12.500,00 TL ödediklerini, davacının avukatlık mesleğinin ilkelerine aykırı davrandığını, bu nedenle haklı olarak azledildiğini, diğer davalı şirket ise, davada Avukatlık Kanununun 165. maddesinin uygulanamayacağını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, karşı taraf vekalet ücretinin avukata ait olması nedeniyle davacı avukatın, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/204 esas sayılı ilamını icraya koymak suretiyle avukatlık
2011/14141-17006
ücretini … Turizm…A.Ş.nden tahsil edebileceği belirtilerek, bu talep yönünden davalı şirkete karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği, diğer davalıların ise, 10.932,53 TL karşı taraf vekalet ücreti ile, dava değerinin takdiren %12’si olan 15.047,60 TL akdi vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu oldukları belirtilerek, davalılar … ve diğerleri hakkındaki davanın kısmen kabulüne, toplam 25.980,13 TL vekalet ücretinin adı geçen davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine, diğer davalı şirket hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davacı, şahıs olan davalılara vekaleten diğer davalı şirkete karşı açmış olduğu tazminat davasının kabul edildiğini, ancak davanın karara bağlanmasından sonra tarafların sulh olduklarını ileri sürerek, Avukatlık Kanununun 165. maddesi gereğince, gerek karşı taraf, gerekse müvekkilin ödemesi gereken akdi vekalet ücretinin tüm davalılardan müteselsilen tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Davanın dayanağını teşkil eden Avukatlık Kanununun 165.maddesinde, “sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf, avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı müteselsilen sorumludurlar.” Hükmü mevcut olup, davanın sulh ile sonuçlanması halinde, avukat müvekkilinden aralarındaki ücret sözleşmesinde kararlaştırılan miktarın tamamını isteyebileceği gibi davada sulh olunan miktara göre karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini de isteyebilir. (Bkz. HGK.’nun 16.2.1994 T. 1993/13-810 E. 1994/60 K. sayılı kararı) Aynı sorumluluk, müvekkille sulh anlaşması yapan karşı taraf için de geçerlidir. Avukatla müvekkili arasında ücret sözleşmesi bulunmaması (veya sözleşmenin geçersiz olması) halinde, müvekkilin ve müvekkille sulh anlaşması yapan hasmın, sulh olunan miktar üzerinden, gerek Avukatlık Kanununun 164/4. maddesinde düzenlenen (müvekkilin avukata ödemesi gereken) akdi vekalet ücretinden, gerekse Avukatlık Kanununun 164/son maddesinde düzenlenen (hasma tahmili gereken) vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Burada, kanundan doğan teselsül hallerinden biri söz konusu olup, Borçlar Kanununun 142. maddesinde düzenlenen “alacaklı, müteselsil borçluların cümlesinden veya birinden borcunun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyendir” hükmüne göre, müteselsil sorumluluğun gereği olarak, sulh sözleşmesinin taraflarının her biri borcun tamamından sorumludur. Buna göre alacaklı alacağının tamamını, her iki taraftan da talep edebileceği gibi, dilerse sadece birinden de talep edebilir.
Dava konusu olayda, davacı avukat tarafından … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/204 esas, 2006/300 karar sayılı dava
dosyası üzerinden açılmış olan davada, toplam 126,875,43 TL tazminatın tahsiline karar verilmişse de, davanın taraflarının, ilamın verildiği 2.11.2006 tarihinden sonra haricen sulh oldukları, bu durumda davacı avukatın vekalet ücretini talep etmekte haklı olduğu, tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Mahkemenin kabulü de bu yönde olup, olayda Avukatlık Kanununun 165. maddesinin uygulanması gerektiği açıktır. Davacı az yukarda değinilen her iki tür vekalet ücretinin, gerek müvekkilleri olan davalılardan, gerekse hasım taraf olan davalı şirketten müteselsilen tahsilini talep etmiş olduğuna göre, mahkemece hükmedilen her iki tür vekalet ücretinden, davalı şirketin de müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, açıklanan hususlar ve özellikle, 31.1.2007 tarihinde azledilen davacı avukatın, … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/204 esas sayılı ilamında, müvekkilleri yararına davalı şirketten tahsiline hükmedilen 10.932,53 TL vekalet ücretini, icraen tahsil edemeyeceği göz ardı edilerek, yazılı şekilde davalı şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davacı dava dilekçesinde, alacağına faiz yürütülmesini talep etmiş olmasına rağmen, dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarına faiz yürütülmemiş olması da, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4-Hükmün gerekçesinde davalı şirket hakkındaki davanın husumet yönünden reddinde karar verildiği belirtilmiş olup, bu kabul şekline göre, davada vekille temsil edilen adı geçen şirket yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 2.fıkrası gereğince, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere maktu oran üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi tarife üzerinden yazılı şekilde 3.592,32 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması da, kabul şekli yönünden doğru görülmemiştir.
SONUÇ : 1. Bent gereğince, davalıların tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. 3. ve 4. bentlerde açılanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 1.145.20 TL kalan harcın davalılardan alınmasına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.