YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14314
KARAR NO : 2012/7824
KARAR TARİHİ : 23.03.2012
… ile …Güvenlik Oto. Sis. Inş. Taah. Ith. Ihr. San. Tic. Ltd. Şti aralarındaki dava hakkında … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 19.3.2010 tarih ve 1-115 sayılı hükmün Dairenin 12.4.2011 tarih ve 10795-5587 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, avukat olarak davalının verdiği vekaletnameye istinaden … Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davayı açtığını ve başarı ile sonuçlandırdığını, ancak hiçbir gerekçe göstermeksizin ahzu kabz yetkisinin kaldırıldığını ileri sürerek, 19.640 TL avukatlık ücretinin tahsilini istemiştir.
Davalı, karşı taraf ile ilişkilerinin bozulmaması için hüküm altına alınan paranın icra takibine girişmeden tahsil etmeyi düşündüklerini, vekillikten azil etmediklerini, avukatlıktan çekilmesinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava ve hükmün icrasının ayrı işler olup, müvekkilin talimatı olmadan icra aşamasına geçilemeyeceği, davalı eyleminin azil niteliğinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, avukatlık ücret alacağının tahsiline ilişkin olup, davacı 27.6.2003 tarihli vekaletname ile davalının vekilliğini üstlendiğini vekaletnamede dava açma ve icra takibi yapmak konusunda ayrı ayrı yetki verildiğini, açılan davanın başarı ile neticelendirildiğini, ne varki, davalının bu aşamada ahzu-kabz yetkisini kaldırarak azil ettiğini ileri sürmüş davalı ise, bu azilin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı avukata gönderilen ihtarnamenin azil niteliginde olmadığı, işi bitirmeyen avukatın ücrete hak kazanamayacağı gerekçesi ile dava red edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, vekalet sözleşmeleri karşılıklı güvene dayalı bir sözleşme olup, güven sözleşmenin
en önemli bir özelliğini teşkil eder. Bu nedenle taraflar sözleşmeyi her zaman feshedebilir. Ne var ki, azil haksız ise Avukatlık Kanunu’nun 174. maddesi gereğince avukat ücretin tamamına hak kazanır. Somut olayda, davalı, dava açması ve elde edilecek ilamın infazı hususunda davacıya yetki vermiş olup, dava başarı ile neticelendirilip ilam elde edilince ise, davalı ilamın icraya konulmaması hususunda ihtarname gönderilmiştir. Cevap dilekçesi ve yargılama sırasında ki beyanlarında ise, özetle, avukatın gördüğü davanın karşı tarafı ile iyi ilişkilerin bozulmadan ihtilafın halli yoluna gidileceğini, ancak bunun azil olmadığını savunmuştur. Davacı avukatın ilamın icrası ile yetkisinin elinden alınması ynı zamanda ahzukabz yetkisinden azil niteliğindedir. Aksi düşünülse bile bu davranış davacı yönünden güven ilişkisini sarsıcı ve haklı istifa nedenidir. İlam elde edildikten sonra gerek avukatlara ücret ödememek gerekse devlete ödenmesi gerekli icra harçlarını ödememek için tarafların haricen ilamı infaz ettikleri de bilinen bir gerçektir. TMK’nun 2. maddesi gereğince de bu davranışların hukuken himaye edilmesi mümkün değildir. Bu nedenlerle davacı avukatın icra vekalet ücretine de hak kazandığının kabulü zorunlu olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken onandığı bu defa yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 12.4.2011 tarih ve 2010/10795-5587 sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 38.20 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 23.3.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(muhalif) (muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Taraflar arasında düzenlenen ücret sözleşmesinde kararlaştırılan ücretin, sadece “…Yazılım Paz. Ve Tic. Ltd. Şti” aleyhine açılacak akdin ifası davası işi için olduğu, bu işle ilgili olsa dahi bundan doğacak herhangi bir başka işi kapsamına almıyacağı, bu işle ilgili uyuşmazlıklar
2011/14314-2012/7814
ve kovuşturma işlemi çıkması halinde avukata ayrıca ücret ödenmesi gerekeceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda avukata verilen işin sadece mezkur açılacak dava işi olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Buna göre verilen … icra safhasını kapsamamaktadır. Davalı taraf davacı avukatı azletmemiş gönderdiği ihbarname ile, sadece açılan dava dolayısıyla icra takibi yapmamasını istemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının icra işi için doğrudan kendisinin takip yapma hakkı olduğu gibi, bu … için başka bir avukat görevlendirme hak ve yetkisinin bulunduğunun da kabulü gerekir. Davacıya gönderilen ihbar azil mahiyetinde değildir. Davacı avukatın davalı namına takip ettiği davada tüm yasa yolları tüketilip henüz karar kesinleşmeden vekillikten istifası haksız bir istifadır. Avukatlık yasasının 174.maddesine göre de “üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez. Bu nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan mahkeme kararının onanması görüşündeyiz.