YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1478
KARAR NO : 2011/8032
KARAR TARİHİ : 25.05.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 12.08.2007 tarihinde davalıdan Toshiba marka dizüstü bilgisayar satın aldığını, … süresi geçtikten sonra görüntü vermeyecek şekilde arızalandığını ve 04.11.2009 tarihli teknik servis raporunda, yeni windows kurulup yeni kablo ve yeni kamera ile 1 kez görüntü alındığını, sonra yeniden görüntü vermediğini arızaların kullanıcı hatasından kaynaklanmadığını ve gizli ayıp olduğunu ileri sürerek, yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılmış olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan satın aldığı bilgisayarın gizli ayıplı olarak imal edilmesi nedeniyle anakartının değişmesi gerektiği iddiası ile bu davayı açmıştır.Bilgisayarın ayıbının gizli olması ve sonradan ortaya çıkması hallerinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ‘un 4.maddesinin 4.fıkrasının son cümlesi gereği davalı satıcı zamanaşımı süresinden istifade edemez.Mahkemece konusunda uzman bilirkişiden alınan rapor ile, dizüstü bilgisayarın kullanım ömrünün 7 yıl olduğu, … süresinin bitmesinden 2 ay 2 gün gibi kısa bir süre sonra söz konusu anakart arızasının sonradan ortaya çıkmış olan bir gizli ayıp kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğu, tüketicinin bilgisayarı sadece kullanmakla bu şekilde bir arızaya yol açmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.Davacının ayıp ortaya çıkınca davalıya başvurduğu da davalının kabulündedir. Öyle ise mahkemece yukarıda açıklanan hususlar bilirkişi aracılığıyla belirlenip gizli ayıp olduğu anlaşıldığına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.