YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15021
KARAR NO : 2012/7236
KARAR TARİHİ : 20.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1069 parseldeki 17/A sayılı özel parsele tekabül eden hisseyi 08.04.1994 tarihinde davalıdan satın aldığını, imar uygulaması sonrasında da 6978 ada 20 parsel olarak adına tescil edildiğini, taşınma üzerinde bina yaptırmak için proje yaptırıp belediyeden izinler alarak masraflar yaptığını, ancak daha sonra dava dışı … …’ın imar uygulamasının iptali için idare mahkemesinde dava açtığını ve işlemin iptal edildiğini … …’ın akabinde Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açarak tapuyu iptal ettirdiğini, taşınmaz üzerinde inşaat yaptıramaması nedeniyle zarara uğradığını, yapacağı işyeri ve dairelerden yoksun kaldığını, proje ve ruhsat için harcama yaptığını, inşaat yapacağı inancıyla başka yere yatırım yapmaması nedeniyle kardan mahrum kaldığını, bu işleri yapabilmek için taksisini satıp altınlarını bozdurması nedeniylede zarara uğradığını, bu olaydan manevi yönden de zarar gördüğünü ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 13.000 Tl maddi 40.000 Tl manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, olayda kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının taşınmazı hile ile davalıya sattığından sözedilemeyeceği, bu nedenle tazminat talep edemeyeceği, manevi tazminat koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2011/15021-2012/7236
2-Davacının 08.04.1994 tarihinde, 1069 ada numaralı taşınmazdaki davalıya ait olan hisseyi satın alarak adına tescil ettirdiği, akabinde 02.11.1998 tarihinde yapılan imar uygulaması ile 6978 ada 20 parsel olarak davacı adına yeni tapu oluşturulduğu, ancak … … adlı dava dışı şahsın ıslah imar planı uygulama işleminin iptali için idare Mahkemesinde açtığı dava sonunda dava konusu parselasyon işleminin … …’ın düzenlemeye giren hissesi ile ilgili olarak iptaline karar verildiği, dava dışı … …’ın bilahare davacı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescili için açtığı dava sonunda davacı adına olan kaydın iptaline karar verildiği ve 08.11.2006 tarihli kararın 10.10.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakta olup, davacı eldeki davada taşınmaza yapacağı inşaat için yaptığı ruhsat başvurusuna ilişkin masrafların, yapacağı inşaattaki işyeri ve dairelerden yoksun kalması nedeniyle oluşan zararın, başka yere yatırım yapmaması nedeniyle oluşan zararı ile bu işleri yaptırmak için taksi ve altınları satması sonucu oluşan zararını ve manevi tazminatın tahsilini istemiş bulunmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki ; dava konusu olayda, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalının kötüniyetli olmadığı anlaşıldığı gibi davacıda tapu kaydına güvenerek taşınmazı aldığı için iyi niyetli durumdadır. Davacı inşaatı yapamadığı için yoksun kaldığı kârı isteyemez ise de, satın aldığı bu taşınmaza bina yapmak için belediye ve diğer ilgili yerlere müracaatta bulunup bu hususta masraf yaptığı için yaptığı bu masrafları isteme hakkına sahiptir. Mahkemece, davacının dava konusu taşınmaza bina yapabilmek için belediye ve ilgili kurumlardan gerekli izin ve ruhsatı alabilmek amacıyla yaptığı harcamayı isteyebileceği gözetilerek, bu masrafların ne miktar olduğu hususunda bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu kalem isteğinde reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.