Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/15247 E. 2012/8305 K. 27.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15247
KARAR NO : 2012/8305
KARAR TARİHİ : 27.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı …, müflis Marmarabank ile dava dışı … arasında imzalanan konut kredisi sözleşmesi ile …a 25.000 DM kredi kullandırıldığını, davalının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, ayrıca dava dışı …e ait taşınmaz üzerine de ipotek konduğunu, ancak ihtara rağmen borcun ödenmediğini, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı hakkında icra takibi yaptığını, itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı ipoteği aşan kısım için kefil olduğunu, oysaki tüm borç için aleyhine takip yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle itirazın 13997 Euro üzerinden iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı … ile dava dışı … arasında 18.10.1993 tarihinde imzalanan konut kredisi sözleşmesine davalı ile dava dışı …in kefil olarak imza attıkları, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi yapıldığı gibi, diğer kefil …in taşınmazına aynı borçtan dolayı konulan ipoteğin paraya çevrilmesini içinde ayrı bir takip yapıldığı sabittir. 18.10.1993 tarihli sözleşme de kefalet limitinin belli olmaması halinde kefilin kefaletinin geçersiz olacağının
2011/15247-2012/8305
kabulü gerekir. Mahkemece, sözleşmede kefalet limitinin bulunup bulunmadığı, bu bağlamda davalının kefaletinin geçerli olup olmadığı değerlendirilerek, kefalet sözleşmesinin geçerli olduğunun belirlenmesi halinde ise dava dışı Neslihan hakkında yapılan icra takibine ve aleyhinde açılan davaya ilişkin icra ve dava dosyaları da dosya içine alınıp davalının sorumluluğunun tayin ve tesbiti cihetine gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 218.25 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.