Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/1540 E. 2011/7973 K. 23.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1540
KARAR NO : 2011/7973
KARAR TARİHİ : 23.05.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayılı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı 31/12/2005 tarihinde davalıdan deri koltuk takımı satın aldığını, bu koltukların 2006 yılı Şubat ayı içerisinde teslim edildiğini, söz konusu koltuk takımının üçlü ve ikili koltuklarının yüzeyinde zaman içerisinde parça parça aşınmaların meydana geldiğini, 2009 yılı Ağustos veya Eylül ayında şikayetini bildirdiğini,davalının banka hesabına yatırılan 20 TL servis bedeli karşılığı gelen servisin sorunların kullanım hatası olduğunu şifahen bildirdiğini, ürünlerin gizli ayıplı olduğunu belirterek koltuk takımı için ödenen toplam 2.672,38 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı,dava konusu ürünlerin davacıya 27/02/2006 tarihinde teslim edildiğini, ürünlerin … süresinin dolduğunu,davacının … süresi dışında ilettiği şikayetinin değerlendirilerek kullanım hatası olduğunun ve bedeli karşılığında giderileceğinin bildirildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4077 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren 2011/1540-7973
Sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi uygulanacaktır. Borçlar Kanununun 198. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve âdete göre, imkân hâsıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. BK’nun 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.
Yukarıda belirtilen yasal mevzuat ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; davacı,davalıdan satın aldığı ürünün gizli ayıplı olduğu iddiasıyla dava açmış,mahkemece davacının B.K. 198. maddesine göre süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de,davacı ,dava dilekçesi ve 26.04.2010 tarihli dilekçesinde davalıdan satın almış olduğu deri koltukların kullanımı sırasında zaman içinde yüzey kısmında ince zar şeklinde şeffaf dökülmeler olduğunu farkettiğini, bu ayıbın öğrenilme tarihi olan 2009 yılı ağustos -eylül ayı içinde derhal davalıya bildirildiğini,davalı tarafın eve gelerek ürünü incelediğini ,ancak herhangi bir açıklama yapmadıklarını iddia etmiş,davalı cevap dilekçesinde yaptığı savunmasında davacı tarafından iletilen şikayetin değerlendirildiğini,kullanım hatasından kaynaklandığının tespit edildiğini savunarak,davacının ihbara ilişkin iddiasını doğrulamıştır. Kaldı ki dosya kapsamında davalı tarafından,davacının ihbar yükümlülüğünü süresinde yapmadığına ilişkin bir itirazı da bulunmamaktadır.Bu durumda ayıp ihbarının BK 198. maddesine göre süresinde yapıldığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca Kullanım hatasından kaynaklanmayıp üretimden kaynaklanan ve zaman içinde ortaya çıkan ayıplar gizli ayıp olup, aynı yasanın 4/4. Maddesi gereğince ” satılan malın ayıbı tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz” hükmü uyarınca gizli ayıbın varlığı halinde tüketici malın değiştirilmesini ya da Bedel iadesi hakkını kullanabilir. Bu durumda mahkemece öncelikle konusunda uzman bilirkişiden koltuklarda bildirilen şikayetlerin üretim hatası mı, kullanıcı hatası mı olduğunun ve gizli ayıp mahiyetinde olup olmadığının tespit edilerek,koltukların kullanım ömrü de gözönüne alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 23.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.