Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/15410 E. 2012/16772 K. 27.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15410
KARAR NO : 2012/16772
KARAR TARİHİ : 27.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … ile dahili Davalı vekili avukat …’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 23.11.2005 tarihinde davalıdan satın aldığı taşınmazın tapuda 26.300 m2 olduğu halde, kadostro müdürlüğünün 26.09.2006 tarihli yazısı ile taşınmazın gerçekte 3382, m2 olduğunu öğrendiğini, esaslı hataya düşürüldüğünü ileri sürerek ,sözleşmenin feshine, taşınmaz satış bedeli olarak ödediği 35.000 TL nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümü için taşınmazın başında keşif yapılmasının zorunlu olduğunu, davayı ispat yükünün davacıya ait olduğunu,davacının keşif deliline dayanmadığını beyan etmesi karşısında davacının davasını ispatlayamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan satın aldığı taşınmazın tapu kaydındaki alanı ile zemindeki alanının farklı olduğunu ,esaslı hataya düşürüldüğünü ileri sürerek eldeki davayı 2011/15410 2012/16772
açmıştır. Davacı 1.02.2010 tarihli celsedeki beyanında aynen “öncelikle dosyadaki delliler dikkate alındığında keşif yapılmasına gerek olmadığı kanaatindeyiz, keşif talebimiz yoktur “ demiştir. Mahkemece, davacının 1.02.2010 tarihli beyanı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştirDavacının keşfe lüzum yok lafı keşif yaptırmayacağı anlamında değildir. Mahkemece davanın halli için keşfe lüzum görülüyorsa keşif kararı verilerek bunun için, gerekli giderlerin verilecek kesin mehile rağmen davacı tarafından yatırılmaması halinde mahkeme söz konusu gerekçeyle davanın reddine karar verilebilir. Hal böyle olunca yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.