YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15588
KARAR NO : 2012/17309
KARAR TARİHİ : 04.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Avukat … vekili avukat …’in duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı … ile muris …’e banka havalesi ile toplam 260.000,00 alman markı gönderdiklerini, borcun ödemediğini öne sürerek 230.983,00 TL’nin davalılardan tahsilini istemişlerdir.
Davalı …, davacı oğlun anne ve babasına borç para vermesinin kesinlikle söz konusu olmadığını, … ise, davacıların murisleri olan babası …’dan 1997 yılında 300.000,00 DM borç para aldıklarını, bu paranın 260.000,00 DM olan kısmını 28/12/2000 tarihinde anne ve merhum babasının ortak hesaplarına havale göndererek ödediklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tanıklarının anlatımları dava konusu havalenin borç para karşılığı verildiğini ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalı … ile muris baba …’e borç olarak gönderilen 260.000,00 DM’ın ödenmediğinden bahisle bu davayı açmışlardır. Her ne kadar taraflar arasında davalıya gönderilen paranın borç olarak gönderildiğine dair yazılı bir belge yok ise de, tarafların HUMK’nun 293. maddesi
kapsamında akraba olmaları nedeniyle tanık dinlenebilir. Nitekim mahkemece, dinlenen tanıklardan davacı …’nın kardeşi …, Almanya’ya gittiğinde …’nın evinde kaldığını, 2000 ya da 2001 yılında davalı … ve …’ın davacıların evine gelip onlardan 260.000,00 DM borç istediklerini, davacıların kabul ettiğini, bildiği kadarı ile bu paranın onlara verildiğini belirtmiştir. Diğer tanık ise, davalı …’ın eski eşi olup, muris …’in para sıkıntısı olduğunu, bankalardan kredi çektiğini, hisse senetlerinin düşmesi üzerine kredi borcunu ödemek için davacı …’den borç para aldığını bildiğini söylemiştir. Davacıların tanıkları ile aralarındaki akrabalık ilişkisi tanıkların doğruyu söylemediklerini göstermez. Asıl olan tanıkların doğruyu söylediğidir. Öyle olunca mahkemece, davacı tanık beyanları esas alınarak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.