Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/15645 E. 2012/17086 K. 02.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15645
KARAR NO : 2012/17086
KARAR TARİHİ : 02.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş, davalı tarafdan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıların vermiş oldukları bonoya dayalı borcu ödemedikleri için kambiyo senetlerine mahsus takip yapıtığını İcra Hukuk mahkemesince senet üzerinde iki farklı tarihe ait düzenleme tarihi olduğu gerekçesiyle takibin iptal edilmesi nedeniyle, davalı aleyhine ilamsız icra takibine başvurduğunu, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, alacağa ilişkin fatura ve tanıklarının bulunduğunu belirterek; haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar savunmalarında, davacının bono vasfında olmayan belgeye dayalı olarak alacak iddiasında bulunamayacağını, davacıya bir borçlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davacının alacak iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılar tarafından davacıya 30.05.2006 vade, 13.11.2005 ve 13.11.2006 düzenleme tarihli 22.000 YTL bedelli bir adet bono verildiği, bu bonoya dayalı olarak davacı tarafından önce Isparta 2. İcra müdürlüğünün 2008/1368 esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus icra takip dosyasına konu icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından Isparta İcra Hukuk mahkemesinin 2008/95 esas sayılı dosyası ile icra takibinin iptalinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucu icra takibinin dayanağı olan bonoda iki adet düzenleme tarihinin olduğu, bu tarihlerden birinin vade tarihinden sonrası tarihe ait olması nedeniyle tanzim tarihinin bulunmadığının kabulü ile bononun kambiyo senedi vasfında olmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği , bu kararın derecattan geçerek kesinleştiği, bunun üzerine davacı tarafından aynı senede dayalı olarak davalılar hakkında ilamsız icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının icra takibine dayanak yaptığı bono kambiyo senedi niteliğini yitirmiş ise de senetteki imzanın davalı taraflarca inkar edilmediği dikkate alındığında belge yazılı delil başlangıcı niteliğine dönüşmüştür. Alacaklı davacı buna dayanarak, davaya konu alacağının dayanağını oluşturan ve davalı taraflarca reddedilmiş bulunan, alışverişe konu temel hukuki ilişkiyi ve o ilişkiye dayalı bir alacağının varlığını tanık dinleterek kanıtlama hakkına sahiptir. Mahkemece beyanlarına başvurulan tanıklardan … yeminli anlatımında davacı şirkette çalıştığını, davalı şahıslara …… televizyon satıldığını, teslimatı kendilerinin yaptığını, davalılar tarafından karşılığında senet imzalandığını gördüğünü beyan etmiş, diğer tanıklar … ve … tarafından da bu beyanlar teyit edilmiştir. Mahkemece taraflar arasındaki alım satım akdinin ispatı zımninde davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dinlenilen davacı tanıklarının beyanlarıyla taraflar arasında bir alım satım akdinin yapıldığı ve satış bedeli karşılığında senet düzenlendiği doğrulanmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece davacının iddiasını ispat ettiği gözetilerek davalıların cevap dilekçesinde “ sair delil “ demek suretiyle yemin deliline dayanmış olmaları nedeniyle davalılara borcun ödendiğine dair savunmaları yönünden yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.