YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15774
KARAR NO : 2011/20950
KARAR TARİHİ : 28.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı …’in inşaat yapıp satan müteahhit; davalının da onun ortağı olduğunu, her ikisinin de birlikte daire yapıp sattıklarını, davalının ortağı …’in yaptığı binanın 4 ve 5. katlarını kendisine sattığını, karşılığında 50.000 DM ödediğini, müteahhidin daireleri zamanında bitirdiğini ve 5. katla ilgili bir ihtilaf çıkmadığını, ancak …’in ortağı olan davalıya noterde vaadi yapılan 4. katı kendisine vermek üzere devretmesine rağmen davalının 4. katı 3. bir şahsa sattığını, sonrasında da başka bir arsada yapılacak daireden bir tanesini verilmeyen 4. kat yerine kendisine vereceklerini söyleyerek paranın teminatı olarak icra takibine konu teminat senedini verdiklerini, davalı hakkında icra takibi yaptığını ve itiraz ettiğini, ileri sürerek, itirazın iptalini, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, senedin dayanağı olduğu belirtilen satış vaadi sözleşmesinin dava dışı …’le davacı arasında yapıldığı, davalının satış vaadi sözleşmesinin borçlusu olmadığı, takip dosyasına dayanak senedin, vaadedilen taşınmazın karşılığı olarak teminat senedi olduğunun bizzat davacı tarafça da ifade edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senedin dava dışı …’in satış vaadi sözleşmesi gereğince edimini yerine getirmediği için düzenlendiği ve teminat maksatlı verildiği tarafların 2011/15774-20950
kabulündedir. Sözkonusu senetteki imza davalı tarafından inkar edilmediği gibi, yargılama sırasında imzasının aval niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava konusu senedin teminat senedi olduğu gözetilerek sözkonusu dairenin teslim edilmemesi nedeniyle davacının isteyebileceği tazminatın belirlenmesi ve sonucuna uygun olarak davalının sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.