Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/16028 E. 2012/17389 K. 04.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16028
KARAR NO : 2012/17389
KARAR TARİHİ : 04.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … geldi davacı taraf gelmediğinden onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, asıl ve birleşen davası ile davalının vekili olarak … Büyükşehir Belediyesi aleyhine alacak davası açtığını, davanın kabulüne karar verildiğini, vekil olarak yaptığı icra takibi sonucu alacağı tahsil ettiğini fakat davalının kendisini haksız azlettiği gibi vekalet ücretini de ödemediğini belirterek, … 2 icra müdürlüğünün 2008/7963 esas sayılı dosyasında hak ettiği vekalet ücretinin tespiti ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.000 TL nin, … 5 asliye hukuk mahkemesinin 2006/395 esas sayılı dosyasında hak ettiği vekalet ücretinin tespiti ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.000 TL nin 4.6.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 83.496,58 TL nin temerrüt tarihi olan 11.6.2008 tarihinden hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, dava kısmen kabul edilerek, 83.496,58 nin ihtarnamenin keşide edildiği 11/06/2008 tarihinden hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmiş ise de, davacı BK. 117. (E.B.K. 101. mad.) maddesinde öngürüldüğü şekilde davalıyı ancak ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihte temerrüde düşürmüştür. Dosyadan ihtarnamenin tebliğ tarihi tespit edilemiyorsa da, davalının beyanlarından ihtarnamenin 14/06/2008 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta olup, davalıca aksi iddia edilmediğine göre davalının bu tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, mahkemece 11/06/2008 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’ nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendindeki (11/06/2008) tarihinin çıkartılarak, yerine aynen (14/06/2008) tarihinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1.020,00 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 1.229,85 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 4.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.