Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/16356 E. 2012/9712 K. 09.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16356
KARAR NO : 2012/9712
KARAR TARİHİ : 09.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, CG1-3 Blok 22 numaralı konutu satın almak için davalı idare ile 23.5.2006 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, teslim süresinin 16 ay olarak kararlaştırıldığını, dairenin 23.9.2007 tarihinde teslimi gerekmesine rağmen 19.2.2009 tarihinde teslim edildiğini, ayrıca ayıplı teslim nedeniyle de kendisinin konutta onarım ve tadilat yaptığını, davalının geç teslim nedeniyle oluşan kira kaybı ve onarım bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 5976,01 TL’nin tahsilini istemiş, 30.5.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 8375,30 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı davacının 27.10.2010 tarihinde konutu başkasına devir etmesi nedeniyle talepte bulunamayacağı diğer taleplerin de yersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece geç teslim ve ayıplı imalat nedeniyle oluşan 8875,30 TL maddi tazimatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davada davalıdan satın aldığı dairenin kendisine ayıplı olarak ve geç teslim edilmesi nedeniyle ayıp bedeli ve kira kaybı tazminatı istemiştir. Taraflar arasında düzenlenen 23.5.2006 tarihli sözleşmenin 5. Maddesinde “alıcının anahtar tesliminden itibaren bir yıl sonra … bu sözleşmeden doğan haklarını 3. Şahıslara devredebilir. Devir alan 3. Şahıs devir edenin sahip olduğu … bu sözleşmede yer 2011/16356 2012/9712
alan hak ve yükümlülükleri de devralır” hükmü mevcut olup, sözleşmenin bu hükmü tarafları bağlar. Davacının davaya konu daireyi 19.2.2009 tarihinde teslim aldığı ve 27.10.2010 tarihinde dava dışı şahsa devir ettiği ve eldeki davayı da 3.12.2010 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin az yukarıda açıklanan 5. Maddesi uyarınca davacı, davaya konu konutu dava dışı şahsa devir ettiğinden, sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir hakkı davalıdan isteyemez. Bir başka anlatımla davacı, daireyi devir ettiği için davalıdan herhangi bir talepte bulunamaz. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına bozulmasına, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.