Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/17054 E. 2011/17695 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17054
KARAR NO : 2011/17695
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının kiracısı olduğu büfeyi 46.000 TL hava parası karşılığında devir aldığını, davalıya 27.500 TL ödediğini, ancak mal sahiplerinin kira sözleşmesinin davalı adına olduğu ve davalının devir yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek tahliyesini istediklerini, 18.6.2008 tarihinde dükkandan eşyalarıyla birlikte tahliye edildiğini ileri sürerek, davalıya ödediği 27.500 TL ile 5.000.00 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, dükkanı içindeki mallar ile birlikte davacıya devrettiğini, sözleşmede kararlaştırılan bedelin devir ettiği mal karşılığında olduğunu, hava parası almadığını, davacının mal sahibi ile anlaştığını söylediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, imzası inkar edilmeyen belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunduğu, davacı tanıklarının davacıyı doğruladığı gerekçesiyle davacının ödediği 27.500 TL ile 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıya ödediği 27.500 TL.nın hava parası olduğunu iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Davalı tarafından imzalanan belgede, davalının davacıdan 27.500 TL aldığı ve daha 18.500 tL alacağının bulunduğu yazılı olup, davacı davasında bu belgeye dayanmıştır. Davalı ise davacıdan hava parası almadığını, kararlaştırılan bedelin davacıya devrettiği büfe içindeki mallara ait bedel olduğunu savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, davacı ödediği
2011/17054-17695
bedelin hava parası olduğunu yazılı delillerle ispat etmek zorundadır. Davalı tarafından imzalanan belge, davalının davacıdan aldığı 27.500 TL ile bakiye alacaklı olduğu miktarı göstermekte olup, yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davalının açık muvafakatı olmadığı içinde miktar itibariyle olayda tanık dinlenmesi ve tanık beyanlarının esas alınması olanaklı değildir. Öte yandan davalının büfeyi devir esnasında davacıya mahiyeti ve miktarı tam olarak belirlenemeyen bir kısım mal verdiği de sabittir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya belge karşılığı ödediği miktarın hava parası olduğunu yasal delillerle kanıtladığı kabul edilemez. Kaldı ki, hava parası ile ilgili ödeme BK.nun 20.maddesi gereğince hukuka aykırı olup, bu uğurda yapılan ödeme de geri istenemez. (BK. 65.Md.) Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Davacı eldeki davada, davalıya ödediği paranın yanı sıra 5.000 TL de manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Manevi tazminat, hukuka aykırı eylem ile kişilik hakları zarar gören kişinin bu zararını bir ölçüde azaltmak için hükmedilen bir miktar parayı içerir. Davacı lehine manevi tazminata hükmedilebilmesi ancak onun kişiliğinin (şahsiyet haklarının) davalıca gerçekleştirilen hukuka aykırı eylem sonucu zarar görmesi halinde mümkündür. Dava konusu olayda davacının şahsiyet haklarının ne şekilde ve ne ölçüde zarar gördüğüne dair bir iddia ileri sürülmemiş ve ispat edilmemiştir. Öte yandan olayda davacının kişilik haklarının zedelenmesini gerektirir bir olayın vukuu bulmadığı da anlaşılmaktadır. Mahkemece, olayda manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği gözetilerek bu kalem isteğin tümüyle reddedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.