Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/17069 E. 2012/20077 K. 18.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17069
KARAR NO : 2012/20077
KARAR TARİHİ : 18.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat ……’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının yaptığı inşaattan daire satma vaadiyle dava konusu toplamı 20.000,00TL bedelli 4 adet senedi ve yine kendisine ait keşidecisi… Ltd. Şti. olan toplamı 15.000,00TL bedelli 2 adet çeki inşaat süresince tahsil ettiğini, ancak davalının daireyi teslim etmediği gibi tahsil ettiği bedeli de geri ödemediğini iddia ederek, davalıya ödediği 35.000,00TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıya hiçbir taşınmaz satışı vaadinde bulunmadığını, herhangi bir inşaatta yapmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 20.000,00TL’nin 26/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasaların da tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır 2011/17069-2012/20077
eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda, davanın ileri sürülüş biçimine, davacının iddiasına ve mahkemenin kabulüne göre, konut satışından doğan ihtilaf nedeniyle alacak talebinde bulunulduğundan, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi ayrı bir tüketici mahkemesinin bulunmaması halinde ise ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:1-Davacı ve davalı tarafından temyiz olunan kararın 1. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2-2. bentte gösterilen nedenle davacının ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 178,90 TL. temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 18.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.