YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17133
KARAR NO : 2012/20119
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … geldi davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların vekili olarak, dava dışı şahısla yapılmış olan inşaat sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıklardan kaynaklanan davaları takip edip, hukuki yardımlarda bulunduğunu, taraflar arasında 8.1.1995 tarihli vekalet ücret sözleşmesi de imzalandığını, ne var ki dava dışı Avukat Ergün Necioğlu’nun … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmekte olan 1998/542 esas sayılı davaya kendisinin muvafakatı alınmadan girmiş olması nedeni ile, haklı olarak vekaletten istifa ettiğini, sözleşme gereğince 5000 dolar maktu vekalet ücreti ile 75.490 dolar nispi vekalet ücretinin tahsili için ayrı ayrı icra takibi yaptığını, takiplere haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, her ki takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, vekaletten istifanın haksız olduğunu, ayrıca Avukatlık Kanunu hükümleri gereğince ücret sözleşmesinin de geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece “davanın kısmen kabulüne” ilişkin olarak verilen ilk hüküm, davalının temyizi üzerine Dairemizce, davalının sair temyiz itirazları reddedilerek, “…mahkemece de kabul edildiği üzere davacı avukatın vekaletten istifasının haklı olduğu, taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin, yapıldığı tarih itibariyle geçerli olan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre, hasılı davaya iştirak niteliğinde bulunması ve başarıya göre değişme koşulunu taşımaması nedeniyle geçersiz olduğu, bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan ücretin talep edilemeyeceği, vekalet ücretinin, söz konusu dava tarihlerinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği” belirtilmek suretiyle davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, “davacının, sözleşmenin geçerli olduğu ve bu doğrultuda karar verilmesinde ısrarlı olduğu, bozma ilamı doğrultusunda ek rapor alınmasını da kabul etmediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olarak verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hükmüne uyulan Dairemize ait bozma ilamında, özetle “davacı avukatın vekaletten istifasının haklı olduğu, taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin, yapıldığı tarih itibariyle geçerli olan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre geçersiz olduğu, bu nedenle de vekalet ücretinin, davacı avukatın takip etmiş olduğu dava tarihlerinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği” açıklanmış olup, mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, “davacının sözleşmenin geçerli olduğu yönünde ısrar ettiği, bozma ilamı doğrultusunda ek rapor alınmasını da kabul etmediği” gerekçesiyle vekalet ücreti hesabı konusunda bozma ilamının gereği yerine getirilmeden davanın tümüyle reddine karar verilmiştir. Oysa ki davacının, “bozma ilamı doğrultusunda ek rapor alınmasını kabul etmediği” yönünde dosyada herhangi bir beyanı veya bir dilekçesi bulunmadığı gibi, aksine davacı tarafından verilmiş olan 29.5.2010 tarihli dilekçede de, “mahkeme kararında direnilmesi” talep edilmekle beraber, “bilirkişi incelemesi yapılmasının da talep edildiği” anlaşılmaktadır. O halde mahkemece hükmüne uyulmuş olan bozma ilamı doğrultusunda, gerektiğinde bilirkişi raporu da alınmak suretiyle, davacının talep edebileceği vekalet ücretinin tespiti ile tespit edilecek bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 18,40 TL peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.