Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/173 E. 2011/12638 K. 15.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/173
KARAR NO : 2011/12638
KARAR TARİHİ : 15.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, muris babası…’ın 14/01/2005 tarihinde öldüğünü ve miras olarak bıraktığı ikramiyesinin banka hesabından çekilmesi için diğer mirasçılarla birlikte davalı annesine 01.02.2005 tarihli vekaletname verdiklerini, davalının bu vekaletname ile bankada murisin adına yatan paralardan toplam 67.135,00 TL parayı 03.02.2005 ile 01.03.2005 tarihleri arasında çektiğini, bu para ile davalının adlarına müşterek olarak daire satın almasının kararlaştırıldığını, davalının 11 nolu parselde kayıtlı daireyi satın aldığını ve tapuda müşterek olarak mirasçılar adına tescil ettirmesi gerekirken kendi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, bankadan çekilen paradan payına düşen 12.588,00 TL.nin taşınmazın satın alınmasında kullanılmış olması sebebi ile gayrimenkulün bu günkü rayiç değeri ile orantılanarak alacak miktarının tespiti ve dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile ödenmesine, uyarlama mümkün olmazsa 12.588,00 YTL alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.000,00,TL sinin 01.03.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı oğluna 8.000 Tl. Ödeme yaptığını, yine 5.000 TL. düğününe harcama yaptığını, ayrıca satın alınan evde 5 yıldır kira vermeden oturduğunu, fazlası ile hissesine düşen miktarın kendisine ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.510,17 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte
2011/173-12638
davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ortak murislerine ait ikramiyenin çekilerek daire satın alınması için davalıya vekalet verdiğini, davalının çektiği para ile aldığı daireyi kendi adına yaptığını ve vekalete aykırı davrandığını ileri sürerek hissesine düşen bedelin ödetilmesi isteği ile eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacıya 8.000 TL. Ödeme yaptığını, ayrıca düğününe 5.000 TL. Harcama yaptığını, yine satın aldığı evde de davacının 5 yıldır kira vermeden oturduğunu, bu nedenlerle davacıya fazlası ile ödeme yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalı annenin vekil olarak yaptığı işin hesabını vermesi gerektiği, anne olarak yaptığı yardımı miras payına mahsuben yaptığını ileri süremeyeceği, davacının satın alınan evde kira vermeden oturduğuna göre, birikmiş faizi talep edemeyeceği açıklanarak, yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak davalı davacıya 8.000 TL. ödeme yaptığını, 5.000 TL. Düğünü için yardımda bulunduğunu ve kira vermeden oturduğunu bu nedenle fazlası ile ödeme yaptığını savunduğuna göre, mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durularak, davalıya savunmasını isbata ilişkin tüm delillerini ibraz etmesi için imkan verilmeli ve tüm delilleri değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 327.30 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.