YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1734
KARAR NO : 2011/4805
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
… İletişim Hiz. A.Ş vekili avukat … ile … aralarındaki alacak davası hakkında … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) verilen 22.2.2010 tarih ve 242-69 sayılı hükmün Dairenin 11.11.2010 tarih ve 10830-15669 sayılı ilamıyla dilekçenin reddine karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, ödenmeyen fatura bedelleriyle ilgili olarak davalı aleyhine yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı davalı temyiz edilmiş, Mahkemece bu kez harç ve yargılama giderlerinin yatırılmadığından bahisle kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Davalının bu hükmü temyizi üzerine Dairemizin 11.11.2010 gün ve 2010/10830 esas – 2010/15669 karar sayılı ilamı ile HUMK.’nun 432/son maddesi uyarınca 7 günlük temyiz süresi geçtikten sonra verilen temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, davalı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-22.2.2010 gün ve 2008/242 esas, 2010/69 karar sayılı Mahkeme hükmü davalı tarafından temyiz edilmiş, Mahkemece 28.4.2010 tarihli ek karar ile gerekli temyiz harcı ile posta masrafı yatırılmadığından bahisle davalının temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından, bu kararın temyizi üzerine Dairemizin 11.11.2010 gün ve 2010/10830 esas – 2010/15669 karar sayılı ilamı yasal 7 günlük süreden sonra verilen temyiz dilekçesinin reddine karar verilmişse de, Mahkemece davalıya gerekli temyiz harç ve giderlerinin yatırılmasına ilişkin muhtıra çıkarılmadığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmakla, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile temyiz dilekçesinin süreden reddine dair dairemiz kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2011/1734-4805
2-Mahkemece, davalının 22.2.2010 günlü kararı temyizi üzerine 28.4.2010 tarihli ek karar ile temyiz talebinin reddine dair karar verilmiş ise de, az yukarıda da açıklandığı üzere, davalıya HUMK’nun 434/3 maddesi gereğince temyiz harç ve masraflarının yatırılması için muhtıra çıkarılmadığı anlaşılmakla 28.4.2010 günlü ek kararın kaldırılmasına karar verilerek davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2010 tarihinden itibaren 1.430,00 TL’ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir.
Davalı tarafından temyize konu edilen bölüm karar tarihi itibariyle 1.430,00 TL yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427 maddesinin 2.fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 2010/10830 esas, 2010/15669 karar ve 11.11.2010 günlü kararının kaldırılmasına, 2.bentte açıklanan nedenlerle Mahkemenin 28.4.2010 günlü ek kararının kaldırılmasına ve davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.