YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17374
KARAR NO : 2012/5600
KARAR TARİHİ : 07.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın ve müdahalenin kabulüne davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı SHÇEKurumundan 27.11.2001 başlangıç tarihli ve 1 yıl süre ile kiraladığı işyerinde kiracı iken ,taşınmazın davalı idareye geçmesinden sonra sözleşmesinin her yıl yenilendiğini, kiralanan musakkaf olup, 6570 sayılı yasa kapsamında bulunmasına rağmen davalının 4.02.2010 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi yenilemeyeceğini ve kiralananın tahliyesini istediğini ileri sürerek muarazanın menine ve kiracılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kiralanan taşınmazın 6570 sayılı kanuna tabi olduğu ,tahliye kararı alınmadan ihale edilen yerden davacının tahliyeye zorlanamayacağı, davacının fuzuli şağil olmadığı taraflar arasındaki kira sözleşmesinin devam ettiğinin tesbiti gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 2886 sayılı kanun çerçevesinde yapılan ihale sonucunda taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 6570 sayılı Kanuna tabi bulunduğunu ileri sürmüş ve mahkeme kararı olmadan tahliyenin gerçekleşemeyeceğinden bahis ile muarazanın giderilmesi isteminde bulunmuştur. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 75/3.maddesinde; tahliyeye ilişkin koşullar ile birlikte kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi 2011/7374-2012/5600
halinde sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı hükmü yer almaktadır.
Hal böyle olunca, somut olayda 6570 sayılı Kanun hükümlerinin uygulama yeri bulunmamakta; uyuşmazlığın 2886 sayılı Kanunun 75.maddesi çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Şu durumda, anılan yasal düzenlemeye göre taraflar arasındaki kira sözleşmesinin, kira süresinin dolduğu tarihten itibaren, sürenin dolması ile, kira akdinin süresiz hale gelmeyip sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacının fuzuli şagil durumuna düştüğü davalı kiralayanın tahliye istemesinde haksız bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davacının açtığı davanın reddi gerekir. (Hukuk Genel kurulunun 2010/13-671 esas, 2009/696 karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Bu nedenle haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.