Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/18025 E. 2012/1957 K. 03.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18025
KARAR NO : 2012/1957
KARAR TARİHİ : 03.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile sözleşme yapılarak … davacı şirkete ait … Spor klubüne 01.05.2009 ile 01.04.2010 tarihlerini kapsar şekilde bir yıllık sözleşme ile kaydettirildiği, ancak davalının sözleşmeden doğan ücreti ödemediği gibi öğrenci … başka bir kulübe kaydederek sözleşmeye aykırı davrandığını, bu sebeple cezai şart olarak kararlaştırılan 15.000 TL ve eğitim ücretinin tahsili amacı ile başlatılan takibe yapılan haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep etmiştir.
Davalı kardeşinin vasisi olmadığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece cezai şartın usul ve esas yönünden geçersiz olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık sportif hizmet verilmesine ilişkin sözleşmeden kaynaklanmaktadır.4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birinin oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti, sağlayıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri 2011/18025 2012/1957
kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri,tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı, bu davada tüketici konumunda bulunan davalıya, hizmet sunan sağlayıcı durumunda olup taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece …’te ayrı bir Tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 3.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.