YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18146
KARAR NO : 2012/9170
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, oğlunun … kazası sonucu hayatını kaybettiğini, bu olay nedeni ile … 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/858 esasında açılan tazminat davasını davalının avukat olarak takip edip sonuçlandırdığını ve tazminata ilişkin bedeli tahsil etiği halde ödeme yapmadığını, ne kadar tazminat alındığının da bilemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydı ile 3.000 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiş, bilahare maddi tazminat talebini 3.312,16 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 3.312,16 TL maddi, 3.000.TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, oğlunun … kazasında vefatı nedeniyle davalı avukat tarafından maddi ve manevi tazminat talepli olarak … 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/858 esasında kayıtlı olarak açılan davayı vekil sıfatı ile yürütüp sonuçlandırdığını, hükmedilen tazminatı tahsil ettiği halde kendisine ödeme yapılmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı avukat, taraflar arasında ücret sözleşmesi bulunduğunu, bu davanın yanında diğer açılan davaları da takip ettiğini, sözleşmeye göre kendisinin alacaklı olup, buna rağmen davacıya 8.7.1997 tarihinde para havalesi yaptığını, 12.9.1997 tarihli ihtarı ile de hesap vermek üzere davet ettiğini, davacının davete icabet etmediği 2011/18146-2012/9170
gibi kalan ücretini de ödemediğini, kaldı ki 1136 sayılı yasanın 40.maddesi gereğince hesap verme yükümünün ortadan kalktığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Dosya içindeki belgelere göre davalı avukatın, 12.9.1997 tarihli ihtarla davacıyı hesap görmeye davet ettiği, 26.9.1997 tarihinde de ihtarın davacıya tebliğ edildiği, yine davacıya 8.7.1997 tarihli havale ile de kısmi ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. 1136 sayılı Avukatlık yasasının 40.maddesi hükmüne göre, “… sahibi tarafından sözleşmeye dayanılarak avukata karşı ileri sürülen tazminat istekleri, bu hakkın doğumunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.” Davacıya hesap görme için çekilen ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre dolmuş olup davacı davalıdan talepte bulunamaz. Öyle olunca Mahkemece, davanın reddi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde kabule karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.