YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18215
KARAR NO : 2012/10847
KARAR TARİHİ : 19.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan ihale ile dava dışı Hazineye ait …-… karayolundaki 2588 metrekare alanı otoyol hizmet tesisi olarak 10 yıllığına kiraladığını, kiralama yetkisinin Milli … Genel Müdürlüğü’ne devredilince kira sözleşmesinin 22.7.2009 tarihinde 1 yıl süreli olarak yenilendiğini, 13.7.2010 tarihinde kiralama yetkisinin yeniden davalıya geçince davalının 27.9.2010 tarihli yazı ile tahliye talep ettiğini ve 3. şahsa ihale edildiğini bildirdiğini ileri sürerek, kira sözleşmesinin yeni dönem için uzadığından muarazanın men’i ile kiracılığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 2886 sayılı kanunun 75. maddesi gereğince kira süresi sonunda, 22.7.2010 tarihinden sonra fuzuli şagil durumuna düştüğünü savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kiralanan taşınmazın adi kira hükümlerine tabi olup, sözleşmenin bitim tarihinden önce veya sonra idare tarafından bir bildirim ve ihbar yapılmadığından sözleşmenin yenilendiği gerekçesi ile davacının kiracılığının tesbitine karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2011/18215 2012/10847
Davacı, davalı tarafından ihbarda bulunulmadığından kira dönemi sonundan itibaren sözleşmenin yenilendiğini ileri sürerek, kiracılığının tesbiti ile muarazanın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
1.1.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2886 sayılı kanunun 1.maddesi, 1.fıkrasında genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet yapım, kira,trampa, mülkiyetin gayrı ayni hak tesisi ve taşıma işlerinin bu kanunda yazılı hükümlere göre yürütüleceği belirtilmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 75/3.maddesinde; tahliyeye ilişkin koşullar ile birlikte kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı hükmü yer almaktadır.
Taraflar arasında yenilenen 22.7.2009 tarihli kira sözleşmesinin 10. maddesinde de, kiracının kira süresinin bitiminde derhal tahliye edeceği , tahliye etmezse 2886 sayalı yasanın 75. maddesine göre kiracının tahliyesinin sağlanacağı düzenlemesi getirilmiştir.
Hal böyle olunca, somut olayda 6570 sayılı kanun hükümlerinin uygulama yeri bulunmamakta; uyuşmazlığın 2886 sayılı kanunun 75.maddesi çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Şu durumda, anılan yasal düzenlemeye göre taraflar arasındaki kira sözleşmesinin, kira süresinin dolduğu tarihten itibaren, sürenin dolması ile, kira akdinin süresiz hale gelmeyip sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacının fuzuli şagil durumuna düştüğü davalı kiralayanın tahliye istemesinde haksız bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davacının açtığı davanın reddi gerekir. (Hukuk Genel kurulunun 2010/13-671 esas, 2009/696 karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Bu nedenle, haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 19.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.