Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/18294 E. 2012/12461 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18294
KARAR NO : 2012/12461
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 24.2.2007 tarihinde …’a gittiğini, işi bitip geri döndüğünde kredi kartlarının ve nüfus cüzdanının kaybolduğunu anlayıp hemen davalı bankalara müracaat ederek kartları bloke ettirdiğini, ancak kartlarından nakit para çekimi ile alışveriş yapıldığını, üye işyerlerinin kart hamillerinin kimlik kontrollerini yapmadığını, ATM. Lerde paranın nasıl çekildiğinin anlaşılamadığını ileri sürerek bankalara borçlu olmadığının tesbitini istemiş, 9.4.2008 tarihli dilekçesi ile de kartlarla alışveriş yapılan üye işyerlerini davaya dahil etmiştir.
Davalı bankalar, davacının haber vermesi üzerine kartları hemen kapattıklarını, sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının davalı bankalara geç bildirimde bulunduğu ve kartların yetkisiz kişilerce bildirim tarihinden önce kullanıldığından bankaların sorumluluğunun bulunmadığı, dahili dava yoluyla üye işyerlerinin davalı sıfatı kazanamayacağı gerekçesiyle davalı bankalar aleyhindeki davanın reddine, dahili davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıya ait kredi kartları ile ATM lerden nakit çekimi yapıldığı gibi, üye işyerlerinden imzalı slipler ve şifreli slipler ile alışverişler yapıldığı, davacının bu alışverişlerin sonrasında 27.2.2007 tarihinde bankalara müracaat ederek kartlarını kapattırdığı, kartların tamamının 24.2.2007 tarihinde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Banka ATM lerinden şifre kullanılarak nakit para çekimi yapıldığı için kural olarak davalı bankalar sorumlu olmaz. Ancak davacı taraf, kartlardan günlük çekim limitinin üzerinde çekim yapıldığını, kartın verildiği bankanın ATM’si dışında başka bir bankanın ATM. den çekim yapıldığı için limit sınırlamasının uygulanmadığını iddia etmiştir. Mahkeme ise davacının bu iddiası üzerinde durmamış, bu hususta herhangi bir inceleme yapmamıştır. Bu itibarla öncelikle bankalar arasında ortak ATM uygulamasının hangi tarihte başladığı ortak ATM den para çekimi (kartın ait olduğu bankanın dışındaki başka bir bankanın ATM’si) yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise gerçekten günlük para çekim limitinin aşılıp aşılmadığının belirlenmesi gerekir. Günlük para çekim limitinin bu şekilde bertaraf edildiğinin anlaşılması halinde ise, bankanın bunu önlemeye yarar tedbirleri almaması nedeniyle günlük para çekim limitinin üstünde çekilen miktardan dolayı sorumlu olduğunun kabulü zorunludur. Ne varki davacıda kendisine ait kredi kartlarının şifreli kullanımı nedeniyle müterafik kusurludur. Öte yandan üye işyerlerinden bir takım alışverişlerin imza kullanılarak yapıldığı da sabittir. Üye işyerlerinin imza kullanılarak yapılan alışverişlerde davacıya karşı sorumluluğunun bulunmasının yanısıra, bu işyerlerinin üye oldukları bankalarında, imzalı sliple yapılan alışverişin davacı dışında başka bir şahıs tarafından yapılması halinde davacıya karşı sorumluluğuda bulunmaktadır. Bir başka anlatımla üye işyerlerinin bağlı bulundukları bankalarında, kredi kartının imza ile kullanılması ve imzanında davacıya ait olmaması halinde sorumlulukları vardır. Ne varki bu durumda da davacının müterafik kusurunun var olduğuda gözardı edilmemelidir.
Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek, öncelikle üye işyerlerinden imza kullanılarak yapılan alışverişlere ilişkin slip asılları getirtilerek bu sliplerdeki imzanın davacıya ait olup olmadığı belirlenmeli, davacıya ait olmayanlardan üye işyerleriyle birlikte üye olunulan bankanında sorumlu olduğuda kabul edilerek ve olayda davacınında müterafik kusurlu bulunduğuda gözetilerek bu hususta ve az yukarıda ATM lerden günlük para çekim limiti üstünde şifre kullanılarak yapılan çekimleri hakkında belirtilen hususlar hakkında konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davalı bankaların hukuki durumlarının tayin ve tesbiti yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 15.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.