YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18302
KARAR NO : 2012/1917
KARAR TARİHİ : 03.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının … Askeri Makamları ile 01.04.2004 tarihinde kira sözleşmeleri imzaladığını, gerek bu sözleşmeler ve gerekse alınan makamlarla daha sonradan yapılacak sözleşmelerden elde edilecek kazançların paylaşımı için davalı ile 15.10.2004 tarihinde aralarından bir adi ortaklık sözleşmesi düzenlediklerini, bu sözleşme gereğince davalının daha önceden yaptığı masraf ve demirbaşlara karşılık olarak 10.000 TL ‘si peşin olmak üzere toplam 20.000 TL ödediğini davalının sözleşmenin gereklerini yerine getirmediğini ileri sürerek 20.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aralarındaki adi ortaklık sözleşmesine konu işin amacına ulaşmadığını ve gerçekleşmediğini, davacının ödemesi gereken parayı ödemediğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının 15.10.2004 tarihli sözleşme ile davalıya 10.000 TL ödediği, bu parayı istemekte haklı olduğu gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 10.000 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı bu davasından davalı ile aralarında bir adi ortaklık sözleşmesi düzenlediklerini, bu sözleşme gereğince davalının ortak işi için daha önceden yaptığı masraf ve 2011/18302 2012/1917
demirbaşlar bedeli olarak ödemelerde bulunduğunu ileri sürerek ödediği paranın tahsili için talepte bulunmuş; davalı, ortaklığın amacına ulaşmadığını savunmuş, Mahkemece ise davacının ödediği 10.000 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere davacı, davalının daha önceden yaptığı masraf ve demirbaşlar için ödediği parayı, başka bir anlatımla koyduğu sermayeyi istemiş olmakta bu istem fesih ve tasfiyeye yönelik bir istemdir. Ortaklık kurulduktan sonra artık ortaklığa konulan sermayenin iadesine karar verilmez. Tarafların ortak beyanlarından ortaklığa konu işin amacına ulaşmadan ortaklığın son bulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, öncelikle ortaklığın son bulduğu tarih saptanmalı, bu tarih itibariyle ortaklığın tasfiyesi bizzat sağlanmalıdır. Tasfiye hesabı yapılırken de öncelikle yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli, verilen hesap listesi üzerinde tarafların uyuşup uyuşmadıkları noktalar saptanmalı, uyuşulamayan noktalarda tarafların delil ve karşı delilleri toplanmalı davacının iddia ettiği ortaklığa ait demirbaşlar ve diğer mallar keşfen bilirkişi aracılığıyla belirlenmeli sözleşme hükümlerinde dikkate alınarak alarak ve borçlar tereddüde yer vermeyecek şekilde saptanmalı demirbaşların taksimi mümkünse ve taraflarda taksimde anlaşabilirlerse aynen taksime, taksim sırasındaki değerlerden de tarafların gerçekleşen alarak ve borçlarının mahsup edilmesine, şayet taksim hususunda anlaşamazlarsa bu durumda ortaklık konusu demirbaş ve emtianın satılmasına karar verilerek hasıl olarak meblağdan tarafların alacak ve borçları da nazara alınarak her bir ortağa isabet edin miktarın taraflara ödenmesine karar verilmeli ve adi ortaklığın bu şekilde tasfiyesi bizzat mahkemece sağlanmalıdır. Bu yönler gözardı edilerek konulan sermayenin tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA,3.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.