Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/18370 E. 2012/4557 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18370
KARAR NO : 2012/4557
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka ile çalıştığı kurum arasında yapılan anlaşmaya göre maaş ödemelerinin davalı banka tarafından yapıldığını, davalının tüm kurum maaş hesaplarına kredi açtığını, bankadan kullandığı bir kredili mevduat hesabı olduğunu,davalı ile çalıştığı kurum arasındaki sözleşmenin 2009 yılı nisan ayında feshi sonrasında, yeni bir banka ile anlaşıldığını,davalı kuruma olan borcunu başvururak taksitlendirildiğini, ancak iki taksiti süresinde ödemediği için bu taksitlendirmenin kötüniyetli olarak iptal edilerek hakkında icra takibi yapıldığını belirterek;hakkında davalı tarafından başlatılan icra takibinin durdurulmasına, borcunu taksitler halinde ödemeye devam etmesine ve davalının kötüniyetli olması nedeniyle icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Yine 10. maddesinde, “Tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir” hükmü Getirilmiştir. Aynı yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise “ bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır” hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 13.08.2010 tarihli sözleşme incelendiğinde sözleşmenin başlığında “bireysel ürün ve hizmet paketi sözleşmesi “ ibaresine yer verilerek ,bu sözleşme kapsamına dahil olan hizmetler arasında banka kartı,kredi kartı,kredili mevduat verilmesi gibi hizmetler sayılmış olup, kamu görevlisi olan davacının bu sözleşme kapsamında kullandığı kredinin de ticari veya mesleki amaçlarla kullanıldığına ilişkin aksi kanıtlanmadığından 4077 sayılı yasa kapsamında tüketici kredisi olarak kabulü gerekir.
Bu itibarla davanın da 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı anlaşıldığına göre davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu konuda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. O halde mahkemece Tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 27.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.