YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18432
KARAR NO : 2012/2616
KARAR TARİHİ : 10.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya dava dışı … Ltd şirketinden alacağının tahsili amacıyla vekaletname ve takip masrafı için para verdiğini, davalının icra takibi sırasında takip borçlusundan tahsilatlar gerçekleştirdiğini, ancak tahsil edilen paranın 35.872,00 TL’sinin verdiğini, kalan kısmının verilmediğini belirterek, bakiye 45.164.38 TL alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalıya Tebligat Kanunun 35 maddesine göre tebligat yapılmış davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilerek, davalının davacı adına takip ettiği icra takibinde tahsil ettiği bir kısım paraları davacıya ödediği, kalan kısmının ödendiğinin davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle, 43.178,68-TL alacağının tahsiline dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalıya dava dilekçesi, öncelikle büro adresine tebliği için çıkartılmış, bilâ tebliğ iade edilmesi üzerine davalının bildirilen ev adresine tebligat çıkartılmıştır ancak bu adrese çıkartılan tebligatta bilâ iade gelmiştir. Bunun üzerine davalının ilk tebligat çıkartılan adresine Tebligat Kanunun 35 maddesine göre tebliğ edilmiştir, Tebligat Kanunun 35 maddesine göre tebligat yapılabilmesi
için bu adrese yöntemine uygun yapılmış bir tebligatın yapılmış olması gerekir. Oysa yukarıda bildirildiği gibi Tebligat Kanunun 35 maddesine göre tebligat yapılan adrese çıkarılan ilk tebligat bilâ tebliğ iade gelmiştir. Bu nedenle sözkonusu adrese Tebligat Kanununun 35 maddesine göre tebligat yapılması mümkün değildir. Bu durumda davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün yöntemine uygun tebliğ edip tarafların delilleri toplandıktan sonra sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar doğru olmadığından bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte gösterilen nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 10.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.