Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/18684 E. 2012/21444 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18684
KARAR NO : 2012/21444
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı dava yönünden bir karar verilmediğine yönelik olarak verilen hükmün davalı … avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılara üç adet taşınmaz sattığını, bu hususta hem adi nitelikte hem de noterde olmak üzere iki sözleşme yapıldığını, davalıların bir taşınmazın bedelini ödeyip tapuyu devraldığını ancak diğer taşınmazların bedelini ödemediği halde ödendiğini iddia ederek tapuyu istediklerini bildirerek, adi nitelikteki sözleşmenin resmi olarak yapılmaması nedeniyle, noterde yapılan sözleşmede de gerçek değerin gösterilmemesi nedeniyle geçersiz olduğundan iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişler, birleşen davalarında da taşınmazların bedelinin ödenmesi nedeniyle tapu kaydının adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, asıl davanın reddine karar verilmiş, birleşen dava hakkında olumlu olumsuz herhangi bir hüküm kurulmamış, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalılara üç tane taşınmaz sattığını, bu hususta hem adi nitelikte hem de noterde olmak üzere iki sözleşme düzenlendiğini, davalıların bir taşınmazın bedelini ödeyip tapuyu devraldığını ancak diğer taşınmazların bedelini ödemediği halde ödendiğini iddia ederek tapuda devrini istediklerini bildirerek, adi nitelikteki sözleşmenin resmi
2011/18684-2012/21444
olarak yapılmaması nedeniyle, noterde yapılan sözleşmenin de gerçek değerin gösterilmemesi nedeniyle her iki sözleşmenin de iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ise birleşen davalarında taşınmazların bedelinin ödenmesi nedeniyle tapu kaydının adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece asıl davanın reddine karar verilmiş, birleşen dava hakkında ise olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Oysa ki, HUMK.nun 388/son maddesinde de açıkça belirtildiği gibi mahkemece hüküm kurulurken “hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer gösterilmesi gerekir.” Mahkemenin bu hükmünü göz ardı ederek birleşen dava hakkında herhangi bir hüküm kurmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde davalı … ile davacıya iadesine, 27.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.