YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18758
KARAR NO : 2011/17657
KARAR TARİHİ : 28.11.2011
… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 8. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.10.2010 tarih ve 178-303 sayılı hükmün Dairenin 29.6.2011 tarih ve 3877-10367 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı tarafından aleyhine yapılan icra takibi sebebiyle takibin iptali için açtığı davanın reddi sonrasında, … bu menfi tesbit davasını açarak, icra takibine dayanak senedin teminat senedi olduğunun senet konusu borcun ödenmesi sebebiyle borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, yaptıkları icra takibinin yerinde olduğunu, dayanak senedin teminat senedi olmadığı gibi, davacının ibraz ettiği ödeme belgesindeki imzanın kendilerine ait olmadığını, borcun ödenmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, ilk davada alınan kriminal Polis Labaratuvarınca düzenlenen 25.11.2008 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak gerek teminat senedi ve gerekse ödeme iddiaları yönünden davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.6.2011 tarihli ve 2011/3877-10367 sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş; davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki karar düzeltme istemlerinin reddine,
2-Davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibinde, davacı, dayanak senedin teminat senedi olduğu iddiası yanında borcun bilahare ödendiği iddiasında bulunmuş, bu hususta yazılı belgeye dayanmış; davalı ise belge altındaki imzanın kendisine ait olmadığı savunmasında bulunmuştur. Bu durumda mahkemenin bütün iddia ve savunmaları değerlendirmesi gerektiği halde, dar yetkili icra mahkemesinde tek kişilik bilirkişiden alınmış olan raporu esas alarak davayı reddetmiştir. İcra Hukuk mahkemesinde verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmez. İcra Mahkemesinde alınan rapora itiraz edildiği ve tek kişi tarafından rapor hazırlandığı gözetilerek mahkemece, Üniversiteden seçilecek konusunda uzman bilirkişi heyetinden belgedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda taraf ve yargı denetimine elverişli rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirdiği halde kararın zuhulen onandığı, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılması, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulü, Dairemizin 29.06.2011 tarih ve 2011/10367 sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.