YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19242
KARAR NO : 2012/2467
KARAR TARİHİ : 09.02.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile danışmanlık sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiği halde bir kısım ücretinin ödenmediğini, bu kapsamdaki alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile davasını alacak davasına dönüştürerek 87.000 USD alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, danışmanlık sözleşmesinin şirket kayıtlarında bulunmadığını, sözleşmede şirketi temsile yetkili kişilerin imzasının bulunmadığını,şirket kayıtlarında danışmanlık ücreti ödenmesine ilişkin kayıt bulunmadığını, gerektiğinde danışmanlık hizmeti alıp fatura ve belgelerle ücretini ödediklerini, market olarak işlettikleri yerde danışmanlık hizmetine gereksinim duymadıklarını, 12 yıl süreli danışmanlık sözleşmesi yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın kabulü ile,87.000USD’nin takip tarihi olan 9.2.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya
uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında 1.2.2001 tarihinden geçerli olmak üzere 12 yıl süreli danışmanlık sözleşmesi akdedildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu husus mahkemenin de kabulündedir.Davacı,6.12.2005 tarihli ihtarname ile Kasım-Aralık 2005 tarihlerindeki aylık 1.000USD danışmanlık ücretinin ödenmediği, bu nedenle sözleşme süresi sonuna kadar olan tüm ücretlerin muaccel hale geldiği gerekçesiyle bu ücretlerin ödenmesini davalıya ihtar etmiş, akabinde davalı aleyhine 9.2.2006 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde … sahibinin sözleşmede yazılı yükümlülüklerini yerine getirmeyerek mütemerrit olması halinde ödeme sürelerine bakılmaksızın tüm ücret alacaklarının muaccel hale geleceği kararlaştırılmış ise de,dava konusu olayda da uygulanması gereken BK’nun 325. maddesinin de gözden uzak tutulmaması gerekir. BK’nun 325. maddesi, “…. işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği yahut diğer bir … ile kazandığı ve kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyin mahsup edileceği”ni hükme bağlamış olup, mahkemece bu yasa hükmü değerlendirilmemiştir. Öyle olunca mahkemece anılan yasa hükmü değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1)numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 1.731,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.