YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20169
KARAR NO : 2012/5710
KARAR TARİHİ : 07.03.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde daval avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Kent Bank tarafından dava dışı 3.şahsa verilen kredi kartı sözleşmesine kefil olduğu iddiası ile davalı tarafından hakkında icra takibi yapıldığını, kendisinin kefil olmadığını ve kefalet sözleşmesine imza atmadığını ve haciz baskısı ile borcu ödemek zorunda kaldığını beyan ederek, icra takibine konu kredi kartı sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığının tesbitine, yapılan ödemenin istirdadına,davalı aleyhine %40 haksız takip tazminatının karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kefalet sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne, Kartal 2.İcra Müdürlüğünün 2001/3550 sayılı dosyasına konu 7.000,00.TL tutarındaki borç için davacının borçlu olmadığının tespitine, yapılan icra takibinin iptaline, davalıya yapılan 7.000,00.TL ödemenin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.’ nun 72/5. maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanı sıra, alacaklı davacının ayrıca kötüniyetli olması da gerekir. Başka bir deyişle, davacı alacaklı icra takibi yapmakta kötüniyetli değilse aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Dava konusu olayda, davalının kötüniyetli olduğu davacı tarafından ispat edilmediği gibi bu hususta dosyada herhangi bir delil de bulunmamaktadır.
Ayrıca Bankacılık Kanununun 138. maddesi gereğince fonun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen fon aleyhine neticelenmesi hâlinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar fon hakkında uygulanmaz. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. paragrafında yer alan ”%40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin çıkartılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.