Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/2024 E. 2011/9903 K. 23.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2024
KARAR NO : 2011/9903
KARAR TARİHİ : 23.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar(karşı davalılar) avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacılar, …’ün mirasçıları olduklarını, murisleri ile davalı arasında mevcut olan adi ortaklığın 11.5.2005 tarihine kadar sürdüğünü, bu tarihte işin bırakıldığına dair yoklama fişi bulunduğunu, ortaklığın sona ermesinden sonra ortaklık adına tahakkuk eden tüm borçların murisleri tarafından ödendiğini, murisin 3.12.2005 tarihinde vefatından sonra ortaklığın Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçlarının da kendileri tarafından ödenmekte olup, taksit ödemelerinin de halen devam ettiğini, adi ortakların ortaklık borçlarından eşit oranda sorumlu olmaları nedeniyle davalının, hissesine düşen ortaklık borçları nedeniyle kendilerine karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, ortaklığın borçları nedeniyle … oldukları miktarlar üzerinden davalının payına isabet eden kısım nedeniyle toplam 17.089,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıların murisi ile mevcut olan adi ortaklıklarının 11.5.2005 tarihinde sona erdiğini, ortaklıktan kaynaklanan tüm vergi borçlarının da ödendiğini, davacıların murisinin ortaklık mallarının tamamını 78.566,21 YTL bedelle dava dışı…adlı kişiye devretmesine rağmen 1/2 hissesi olan 39.283,10 YTL’yi kendisine ödemediğini, ayrıca kendisinin satın alıp sermaye olarak ortaklığa koyduğu kamyonun da davacıların murisi tarafından satılmasına rağmen bedelinin kendisine ödenmediğini, savunarak davanın reddini dilemiş, bu dava ile birleştirilen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2007/45 E. sayılı dava ile de, diğer ortak … tarafından adi ortalığın kalan malvarlığının paraya dönüştürülmesi nedeniyle hissesine isabet eden miktar olan 39.283,00 YTL’nin 11.5.2005 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın 12.319,70-YTL yönünden kabulüne, bu miktarın davalıdan alınarak davacılara miras payları oranında ödetilmesine, birleşen davanın reddine dair verilen kararın
Davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin, 30.06.2008 gün, 2008/1566 E., 2008/ 9062 K. sayılı ilamı ile hüküm, “Dava konusu olayda öncelikle, ortaklığın sona erdiği 11.5.2005 tarihi itibariyle aktif ve pasif tüm mal varlığı belirlenmeli, davacılardan, ödenen ve ödenecek olan ortaklığa ait tüm borçlar ve ayrıca ortaklığın kalan mallarının satışı nedeniyle düzenlenen ve alt kısmında da murislerinin imzasını içeren kapalı fatura ile ilgili hesap istenmeli, davacıların 19.3.2007 tarihli dilekçeyle, murisin faturalar karşılığı herhangi bir para almadığı, işyerinin borçlarına karşılık devredildiği yönündeki iddiaları karşısında, bu konudaki delilleri ile davalıdan da karşı delilleri sorulup toplanmalı, ortakların, aksine bir sözleşmenin varlığı kanıtlanamadığı takdirde ortaklık borçları ile gelirlerinden eşit oranda hak ve sorumluluk sahibi oldukları kabul edilmeli, tasfiyeye esas değerin, karar tarihine en yakın tarih olacağı gözden uzak tutulmamalı, ortaklığa ait tüm gelir gider hesabı çıkarıldıktan, ortaklığın tüm aktif ve pasifi kesin olarak belirlendikten sonra ortaklığın üçüncü kişilere veya kurumlara olan borçları ortaklığın aktifinden mahsup edilmeli, ortaklardan her birinin gerek ortaklık nedeniyle yapmış oldukları ödemelerin, gerekse elde ettikleri gelirlerin, tasfiye tarihindeki değeri hesaplanarak göz önünde bulundurulmalı, tasfiye bu şekilde tamamlanıp, tasfiye sonucuna göre tarafların birbirlerinden alacaklı veya borçlu olup olmadıkları belirlendikten sonra gerek asıl gerekse birleştirilen dava nedeniyle hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; “Davacılar vekili tarafından davalı … aleyhine açılan adi ortaklığın tasfiyesi sonrasında ödenen borçlar sebebiyle müvekkillerinin alacağı olan bedelin davalıdan tahsiline yönelik açılan alacak davasında toplanan deliller Yargıtay bozma ilamı gerekçesi ve buna bağlı olarak alınan son rapor itibariyle davacıların miras bırakanı ile davalı arasındaki adi ortaklığın sona erdiği tasfiye işleminin mahkememizce yapıldığı ve buna göre davacıların alacağının bulunmadığının belirlenmesi karşısında bu gerekçeler ışığında sübut bulmayan davanın reddine, birleştirilen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/45 Esas sayılı dosyasında davacı … vekili tarafından açılan alacağa ilişkin davada ise toplanan deliller yukarıda açıklanan ve kabul edilen son 16/12/2009 tarihli hesap bilirkişisi raporu kapsamı dikkate alındığında dava kısmen sübut bulmuş olmakla kısmen kabulü ve kısmen reddine, buna göre davacı … ile davalıların miras bırakanı …arasında toptan gıda ve ihtiyaç maddeleri ticareti yönünden adi şirket kurulduğu, şirketin bilahare sona erdiği, şirketin mal varlığının elden çıkartıldığı, davalıların bir kısım borçları ödediği ve bunun sonucunda adi ortaklığın tasfiyesi yönünde mahkememizce hesapların yaptırıldığı BK 529 maddesi de dikkate alınarak artı değer olarak 38.248,65-TL’nin kaldığı bu miktarın yarısı oranında davacı …’nın davalılardan alacaklı hale geldiği belirlenmekle, uygun bulunan rapor gereğince 19.124,00-TL üzerinden davanın kısmen kabulü ile bu miktarın takdiren dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan mirastaki hisseleri oranında alınıp davacı … ya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine”, karar verilmiş; hüküm, davacılar-karşı davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar-karşı davalıların aşağıdaki
bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ortaklığın pasifi hesaplanırken yalnızca dosya içinde bulunan ödeme belgeleri dikkate alınmış, ek raporda ise daha sonra davacılar-karşı davalılar tarafından dosyaya sunulan ödemeye ilişkin belgeler de pasife ilave edilmiştir. Davacılar-karşı davalılar, ortaklığın SGK’ya halen borçlarının bulunduğunu, tüm SGK borcunun pasife dahil edilmesi gerektiğini, ileri sürmüşlerdir. Mahkemece, davacılar-karşı davalıların bu beyanları dikkate alınmadan dosya içinde bulunan bilirkişi ek raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. BK.’nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı olan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Somut olayda, BK.’nun 538 vd. maddelerinde öngörülen usulde tasfiyenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca, mahkemece, ortaklığın SGK’na borcu bulunup bulunmadığının sorulması, mevcut veya bilirkişi raporunda hesaplanmayan borç var ise bu meblağın da ortaklığın pasifine dahil edilmesi, aksi halde şimdi olduğu gibi karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar-karşı davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.