Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/20311 E. 2012/3281 K. 17.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20311
KARAR NO : 2012/3281
KARAR TARİHİ : 17.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı ile aralarında bu yönde imza edilmiş herhangi bir anlaşma olmamasına rağmen davalı tarafın kendisine 01.04.2010 tarih, 5790 yevmiye nolu ihtarname ile … ismindeki kişiye 29.05.1998 tarihli garantörlük sözleşmesi ile kefil olduğundan bahisle 34.500 TL nin ödenmesi yönünde ihtarname gönderildiğini, bunun üzerine 08.04.2010’da karşı ihtarla borcu ve kat edilen hesabı kabul etmediğini davalıya bildirdiğini, davalı banka ile yaptığı görüşmede kendisine bu kez de 01.07.1998 tarihli garantörlük sözleşmesi gösterilerek …’in kefili sıfatı ile borcundan sorumlu olduğunun bildirildiğini belirterek, 34.500TL borçlu olmadığının tespitini ve davalının %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalıya usule uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş, yargılamayı takip etmemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair tüm tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-HMUK. 417 maddesinin 1.fıkrasının 1.cümlesi, “Kanunen musarrah olan hallerden maadasında masarifi muhakemenin aleyhinde hüküm verilen taraftan istifa olunmasına karar verilir.” hükmünü öngörür. Buna göre kabul edilen kısım üzerinden de kendisini yargılamada vekil aracılığı ile temsil ettiren davacı lehine de, HMUK. 423. maddesinin 1. fıkrasının 6. bendine göre; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre; Mahkemece kabul edilen 34.500 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken, bu hususa riayet edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 437/8. maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 2.bendinden sonra gelmek üzere “Davacı yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan …Ü.T’nin 3.kısmına göre belirlenen 4.140,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 17.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.