Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/20537 E. 2012/25494 K. 14.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20537
KARAR NO : 2012/25494
KARAR TARİHİ : 14.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Fahri Topal geldi, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı; davalı ile yaptıkları 29.05.2003 tarihli harici gayrimenkul satış vaadi senedi ile davalıdan taşınmaz satın aldığını, satış bedel iolan 13.000,00 TL ‘yi ödemesine rağmen davalının taşınmazın devrini vermediğini belirterek… ilçesi,…., 929 parseldeki 2482 m2 yerin davalı adına olan tapusunun iptali ile adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde davalıya ödenen 13.000,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren en yüksek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 5.5.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini taşınmazın rayiç bedeli olan 42.194,00 TL nin tahsili olarak değiştirmiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, rayiç bedele yönelik bilirkişi raporu doğrultusunda davacının tapu iptal tescil talebinin reddine, davacının tazminat talebinin kabulü ile; 13.000 TL. lik kısma dava tarihinden itibaren, 29.194,00 TL. lik kısma ıslah tarihi olan 05.05.2011 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile toplam 42.194,00 TL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı ile davalı arasında arasında satış sözleşmesi bulunduğu anlaşılmakta olup, ne var ki, Mahkemenin kabulünde
de olduğu gibi tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (MK.705, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri). O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler.Dairemizin yerleşik uygulamaları nazara alındığında, çoğun içinde az da var kuralı gereğince davacının talebi olan rayiç bedel içinde denkleştirici … kuralı gereğince satış bedelinin ulaştığı değerde bulunduğu göz önüne alınarak, davacının geçersiz sözleşme nedeniyle ödediği bedeli, akidi davalı …’ten sebepsiz zenginleşme ve denkleştirici … kurallarına göre isteyebilme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece satış bedeli olarak ödenen 13.000 TL’nin dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak bilirkişi vasıtası ile hesaplanması ve sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken rayiç değer esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 626.60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.