YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21031
KARAR NO : 2011/20996
KARAR TARİHİ : 28.12.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1989 yılında …’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye geldiğini, Devlet Bakanlığınca hazırlanan göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın aldığını, bu bağlamda 2.000 TL peşinat ödediğini, bu ödemenin konut maliyetinden düşülmesi gerekirken düşülmediğini ileri sürerek bu ödemenin güncelleştirilerek 6.868 TL’nın yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, ıslah talebini 6.868. TL.ye arttırmıştır.
Davalı Başbakanlık 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, esas yönden de haksız açılan davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Davalı Toplu Konut İdaresi, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca borçlandırma aşamasında başvuru peşinatının düşüldüğünü, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın haksız olup usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının yaptığı ödemenin borcundan mahsup edilmediği gerekçesiyle, 5.000 TL ödemenin güncellenmiş değerinin 6.868 TL olduğuna ilişkin bilirkişi raporu esas alınarak bu meblağın davalıdan tahsiline hükmedilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının, Devlet Bakanlığı koordinatörlüğünde yapılan göçmen konutlarından daire satın aldığı, ilerde maliyet hesabından mahsup edilmek üzere 5.000 TL ödediği, konutun davacıya teslim edilip, tapuda devir işleminin yapıldığı, davacının dava dışı bankadan kredi kullanıp, ödeme yaptığı ancak maliyet hesabı çıkarıldığında arada oluşacak farkın da aynı koşullarda ödemeyi taahhüt ettiği dosya
içeriği, aynı nitelikteki emsal dosyalar ve toplanan delillerle anlaşıldığı gibi bu hususlar tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık, davacının yaptığı peşin ödemenin maliyet hesabına göre borçlandığı anlaşılan davacı borcundan mahsup edilip edilmediği hakkındadır.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda soyut ifadelerle ödenen peşinatın mahsup edilmediğine ilişkin düşünce esas alınarak peşinatın güncelleştirilmiş değerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere davalı mahsup işleminin yapıldığını ve peşin ödemenin mahsup edildiğini savunmaktadır. Taraflar arasındaki borçlanma sözleşmesine göre davacının kullandığı kredi üzerinden borçlandığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık yapılan maliyet hesaplarında, göçmen konutlarının şerefiyelendirmesi de gözetildiğinde maliyetlerin davacı borçlanmasının üzerinde olduğu görülmektedir.
Bu durumda, taraf mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeniden bilirkişi incelenmesi yaptırılarak, borçlandırma işleminin başlangıcında mahsuplaşma yapılıp yapılmadığı, konutun maliyet bedeli, borçlandırma bedelinden yüksek olduğu takdirde davacının maliyet bedelinden borçlanmayı kabul ettiği halde daha düşük miktarda borçlandırılmasının kabul edilebilir açıklaması yaptırılmalı, ödenmesi gereken taksitlerden mahsup işlemi yapılıp yapılmadığı dosya içindeki ve emsal dosyalardaki listeler ve yazışmalar değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Yukarıda (1) nolu bentle açıklanan bozma nedenine göre bu aşamada davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentle açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı lehine BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 408.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.