Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/2118 E. 2011/16965 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2118
KARAR NO : 2011/16965
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı … duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı; Davalı …’in arsa sahibi olduğu yüklenici AKS nin yaptığı evlerden bir adet 15/12/2006 tarihinde satın aldığını, satış bedeli olan 100.000 TL yi ödediğini, taşınmazın 31.10.2007 tarihinde teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediğini, davalı …Ş, diğer davalı … bünyesinde bir şirket olduğunu, bu nedenle bu davalının da sorumlu olduğunu belirterek 100.000 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı …; Davacı ile arasında akti ilişki bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı … Sanayi AŞ’nin iflasına karar verilmiş olup atanan iflas idare memuru cevap dilekçesinde; İflas işlemlerinin devam ettiğini, alacak talebi açısından davacı iflas masasına başvurduğunu ve talebi hakkında bir karar verilmiş ise davası kayıt kabul davasına dönüştüğünden dosyanın İİK.235. Mad. Uyarınca görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde alacak talebi açısından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini beyanla; davanın müflis şirket açısından reddine karar verilmesini dilemiştir.
2011/2118-16965
Mahkemece; Davalı arsa maliki … açısından davanın reddine, Diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile davacının … olduğu 100.000 TL’nın davalılar daha önce temerrüde düşürülmemiş olduğundan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm Davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalılar AKS A.Ş. ile arsa sahibi … arasındaki 29.12.2005 tarihli sözleşmenin, olağan bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi olmayıp, hasılat paylaşımlı bir adi ortaklık sözleşmesi olduğu açıktır. Ne var ki taraflar daha sonra bir araya gelerek 2.2.2007 tarihli tadil sözleşmesi ve 10.08.2007 tarihli fesih sözleşmesi düzenlemişlerdir. Mahkemece, AKS A.Ş’nin hangi tarihte iflas sürecine girdiği, daha sonra düzenlenen sözleşmelerin sırf üçüncü kişilere karşı sorumluluktan kurtulmaya yönelik sözleşmeler olup olmadığı üzerinde durulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Bu husus incelenmeden davalı … hakkındaki davanın husumetten reddi kararı usul ve yasaya aykırı olup, BOZMA nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenle Davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.