Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/2148 E. 2011/9211 K. 13.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2148
KARAR NO : 2011/9211
KARAR TARİHİ : 13.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı,davaya konu taşınmazları davalıdan kiralayarak teslim aldığını,bu taşınmazların ekimi için gerekli olan zirai ekipmanı almak için kredi kullandığını,ancak davalının taşınmazı 21.08.2007 tarihinde 3. kişiye kiralamak suretiyle kendisinin ekim yapmasına engel olduğunu,bu nedenle almış olduğu kredi borçlarını ödeyemediğini,maddi kaybının olduğunu,ayrıca itibarının sarsıldığını belirterek şimdilik 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı,davacı ile imzalanan kira sözleşmesinin davacıya verilen vekalet görevinin kötüye kullanılarak kendisinin borçlandırılması nedeniyle sona erdirilerek dava dışı kişi ile kira sözleşmesi yapıldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece manevi tazminat talebinin reddine,maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerın kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kiracı olarak kira süresince taşınmazı kullanamaması nedeniyle doğan zararının kiralayan davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı savunmasında davacının
Aralarındaki vekalet ilişkisini kötüye kullanması nedeniyle kira sözleşmesinin feshedildiğini savunmuş olup,mahkemeninde kabulünde olduğu üzere vekalet ilişkisindeki olguların kira sözleşmesinin feshine gerekçe olamayacağı ve davalı kiralayanın kira akdini feshinin haklı bir sebebe dayanmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında davaya konu taşınmazlara ilişkin 05.07.2006 başlangıç tarihli 4 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığı,taşınmazların davacı kiracının kullanımında iken davalı kiralayan tarafından kira süresi bitmeden 21.08.2007 tarihinde 3. bir kişiye kira sözleşmesi yapılarak aynı tarihte devredildiği anlaşılmış olup bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Kural olarak kiralayan BK’nun 249. ncu maddesi geregince,kiralananı akıtten maksut olarak kullanmaya salih bir halde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti zarfında bu halde bulundurmak zorunda olup, mecur kiralama amacına uygun olarak kiracıdan kaynaklanmayan nedenlerle tasarruf edilemiyorsa bundan doğan zarardan davalı kiralayan sorumludur. Ancak kiracının da kira sözleşmesinin feshi nedeniyle aynı nitelikte bir başka taşınmazı kiralamak için gayret göstermesi, kiralayanın zararının artmasına neden olmaması gereklidir. Bu itibarla sözleşme süresinden önce kiralayan tarafından sözleşmesinin feshi halinde BK.nun 98.maddesi dalaletiyle aynı kanunun 44.maddesi gereğince aynı nitelikte bir taşınmazı yeniden aynı şartlarla kiralayabileceği tarihe kadar olan kiracı zararından kiralayanın sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Öyle olunca,mahkemece taşınmazın davalı tarafça 3. kişiyle yapılan kira sözleşmesi kapsamında teslim edildiği 21.08.2007 tarihinden itibaren sözleşmeye konu taşınmazla aynı nitelikteki bir taşınmazı ,aynı şartlar ve aynı kira bedeli üzerinden ne kadar sürede yeniden kiralayabileceği, konusunda uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığı ile keşfen tespit edilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davalının tüm kira süresine ilişkin zarar bedellerinin tamamından sorumluluğunu doğuracak şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Taraflar arasındaki 05.07.2006 tarihli kira sözleşmesinde kira bedeli olarak yıllık 1.000 YTL ,ödeme şeklinin ise peşin olacağı kararlaştırılmış olup,sözleşmede kira bedelinin peşin olarak davacı tarafından davalıya ödendiğine ilişkin bir açıklama yoktur.Bu durumda kira bedelinin ödendiğini davacının yasal delillerle ispat etmesi gerekir iken,mahkemece sözleşmede yer alan ödeme şeklinin peşin olacağına dair ibareyi,bedelin peşin ödendiği şeklinde kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-Davacı,maddi tazminat talebini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talep etmiş olup,dosya 2011/2148-9221
Kapsamında davacı kiracının zararının tespitine yönelik olarak alınan bilirkişi raporunda,2007-2008-2009 yıllarına ait zarar miktarları hesaplanmış ise de,davacı keşif sırasında alınan beyanında 2006 yılında ektiği ürünleri 2007 yılı yaz aylarında kendisinin kaldırdığını,ürünleri kaldırdıktan sonra karşı tarafça tarlaların sürüldüğünü beyan etmiştir.Mahkemece 2007 yılı ürününün hasatından sonra aynı yıl içinde bir başka ürünün ekilip hasat edilmesinin bölgedeki tarım uygulamaları itibariyle mümkün olup olmadığı araştırılmaksızın 2007 yılı zararının hesaplanarak karara esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine,ikinci,üçüncü ve dördüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.