Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/2302 E. 2011/10575 K. 01.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2302
KARAR NO : 2011/10575
KARAR TARİHİ : 01.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı belediyenin Orman Genel Müdürlüğünden 49 yıllığına kiraladığı … ilçesi … köyündeki 17 nolu orman bölmesinde kalan taşınmazı ihaleyle kiralayıp kullanmaya başladığını, davalı ile orman idaresi arasında çıkan ihtilaf sonucunda taşınmazın mühürlendiğini ve hakkında haksız işgalden dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, davalıdan kiraladığı ve su basman üstü seviyesinden sonra inşaatı tamamlayarak yazlık ev haline getirdiğini, elektirik ve suyunu alıp bu yeri 2000 yılına kadar kullandığını, orman idaresinin bu yerleri aldıktan sonra … köyü Turizm ve Yatırım İşletmeleri Ltd şirketine kiraladığını, aynı yeri yani kendisinin yaptığı yazlık evi bu şirketten kiralayarak kira bedeli ödemek zorunda kaldığını, davalı belediyenin sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek ödenen kira bedelleri ile faydalı masraflar da dahil olmak üzere fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 6.000.00 YTL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 6.700 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş; Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, … ili, … ilçesi, … Köyü sınırları içerisinde bulunan 91.500 m2’lik orman arazisinin, 6831 sayılı Orman Kanununun 17. maddesi gereğince “Eğitim ve Dinlenme Tesisleri” kurulması amacıyla 26.1.1987 tarihinde dava dışı Orman İdaresince davalı … Belediyesine 49
yıl süre ile intifa hakkının tahsis edildiği, bu konuda adı geçen Belediye Başkanlığından 21.10.1987 tarihli taahhüt senedi alındığı, 10.5.1988 tarihinde teslim edilen tahsise konu yerde Belediye tarafından su basman seviyesinde inşaatların yapıldığı, ancak Belediye Encümenince 27.9.1988 tarihinde, “su basman seviyeleri tamamlanmış yerlerin belli bir bedel karşılığında, ihale ile 153 kişiye dağıtımının sağlanması” konusunda alınan karar üzerine, açılan ihale ve 13.12.1988 tarihinde yapılan kura çekimi ile, davacının da aralarında olduğu bu kişilerden taahhütname alınmak suretiyle, inşaatların tip projelerine uygun olarak iki yıl içerisinde kendileri tarafından tamamlanması koşulu ile, söz konusu yerlere ilişkin intifa haklarının 49 yıllığına adı geçen kişilere devredildiği, inşaatların 1989-1990 yılarında tamamlanarak, “yazlık ev” olarak kullanılmaya başlandığı, bu arada Belediye Başkanlığının, dava dışı Orman Genel Müdürlüğüne vermiş olduğu taahhüt senedinin 9. maddesine aykırı hareket ederek, “Eğitim ve dinlenme tesisi olarak kullanılması gereken yerlerin, 49 yıllık intifa hakkının özel kişilere bedeli karşılığında devredildiği, dolayısıyla orman arazisinin tahsis amacı dışında kullanıldığı, 1993-1994 yılarına ait tahsis bedelleriyle ağaçlandırma bedellerinin de ödenmediği” gerekçeleriyle Belediyeye verilen intifa hakkının 26.11.1996 tarihinde Orman İdaresince iptal edildiği, buna rağmen bu yerleri kullanmaya devam eden kişilerin, intifadan men edilerek, 4.10.2000 tarihinde de evlerin mühürlendiği, bu aşamadan sonra ise 24.10.2003 tarihinde davacı ve diğer intifa hakkı sahiplerinin … Köyü Şirketini kurarak 15.6.2004 tarihinde de adı geçen şirketin, yapılan ihale sonucunda … Orman İşletme Müdürlüğünden söz konusu yerleri 116.000,00 YTL yıllık kira bedeli karşılığında 10 yıllık kira sözleşmesi ile kiraladığı, davacı ve diğer kişilerin de aynı tarihte adı geçen şirketle ayrı ayrı kira sözleşmeleri imzalamak suretiyle, 2004 yılından itibaren ve halen de, dava konusu sözleşmeden bağımsız olarak yapılan bu sözleşme ve ödenen kira bedelleri karşılığında evlerini kullandıkları tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda davacı, su basman seviyesinde iken davalıdan bedeli karşılığında intifa hakkını alarak tamamladığı yazlık evini, mühürlendiği tarihten sonra kullanamadığından bahisle uğranılan zararlar nedeniyle inşa edilen evin dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep etmiştir. Mahkemece tazminat talebine konu olan zararın, davacı tarafından tamamlanan evin, 8.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen dava tarihi itibariyle rayiç değeri olan 40.000,00 YTL olduğu benimsenerek, bu miktar üzerinden hüküm kurulmuşsa da, söz konusu bilirkişi raporu, denetime elverişli olmadığı gibi, az yukarda da açıklandığı
üzere, dava dışı Orman İdaresi tarafından, Orman Kanununun 17. maddesi gereğince “Eğitim ve Dinlenme Tesisleri” olarak kullanılması amacıyla davalı Belediyeye intifa hakkı tahsis edilen orman arazisinin, söz konusu bu hakkın lehdarı tarafından tahsis amacına aykırı şekilde üçüncü kişilere devredildiği, bu nedenle de Belediyeye verilen intifa hakkının 26.11.1996 tarihinde Orman İdaresince iptal edildiği, davalının bu işleme karşı … İdare Mahkemesinde açmış olduğu 2002/491 E. 2003/48 K. sayılı davanın da reddedilerek kesinleştiği sabit olup, böylelikle davalı Belediyenin, kamu kurumu olması itibariyle, dayanağını Orman Kanununun ilgili maddesinden alan tahsis işlemine ve bu tahsis nedeniyle vermiş olduğu 21.10.1987 tarihli taahhüt senedine aykırı davrandığının, kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olması karşısında, davalının tahsise konu yerlerle ilgili üçüncü kişilerle yapmış olduğu sözleşmelerin de geçersiz olduğunun kabulü gerekir. Bu kabule göre de somut olayda davacı, su basman seviyesinde iken davalıdan intifa hakkını alarak tamamladığı binanın ancak yapıldığı tarih itibariyle serbest piyasa fiyatlarına göre malzeme ve işçilik bedelleri dahil olmak üzere tüm yapım masraflarının ödetilmesini talep edebileceğinden, mahkemenin, geçerli olması halinde dahi “yap işlet, devret” şeklindeki niteliği itibariyle mülkiyet hakkı doğurmayan geçersiz sözleşmeye dayanarak, “yapılan binanın dava tarihindeki rayiç değerinin ödetilmesi” gerektiğine ilişkin kabulünde isabet bulunmamaktadır. O halde mahkemece davacı tarafından tamamlanan binanın, yapıldığı tarih itibariyle serbest piyasa fiyatlarına göre malzeme ve işçilik bedelleri dahil olmak üzere tüm yapım masrafları, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alınmak suretiyle belirlenerek, belirlenecek bu miktarın ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 90.45 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 1.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.