YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2443
KARAR NO : 2011/10307
KARAR TARİHİ : 28.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, maliki olduğu taşınmazı 15.7.1999 tarihinde 8.000 YTL bedelle davalıya tapudan satıp devrettiğini, satış bedeline ilişkin toplam 8.000 YTL bedelli üç ayrı çek aldığını, ancak davalı tarafından bu çeklerin kaybedildiği gerekçesiyle muhataba ödemeden men yasağı verildiğini, taşınmazı da 3.bir şahsa tapudan satıp devrettiğini, davalı aleyhine ödenmeyen çek bedellerine ilişkin yapmış olduğu takibin de çeklerdeki imzanın davalıya ait olmadığının ortaya çıkması üzerine İcra Hukuk Mahkemesince iptal edildiğini, şikâyeti sonucunda davalının ve çeklerde cirosu bulunan dava dışı …isimli şahsın dolandırıcılık suçundan hüküm giydiklerini, çek bedellerinin ise halen ödenmediğini, piyasa rayiçleri nazara alınarak taşınmazın 75.000 YTL bedelinde olduğunu ileri sürerek fazla hakları saklı olmak üzere bu bedelin 20.7.1999 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıdan satın aldığı taşınmazın bedelini vermesi için bu işlerle uğraşan arkadaşı dava dışı …’e nakit para verdiğini, ancak …’in ilgili çekleri büro çekmecesinden haberi olmaksızın alarak taşınmaz bedelini bu çekler ile ödediğini, taşınmaz satım işleminin çeklerle yapıldığından haberi olmaksızın ödemeden men talimatı verdiğini, yapılan takip üzerine de haklı olarak imzaya itiraz ettiğini, bu çeklerle ilgili olarak alacak talebinde bulunulamayacağını, taşınmazın da rayiç bedelinin hiçbir zaman 75.000 TL olamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya satmış olduğu taşınmazın satış bedelinin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, taraflarca satış bedeli olarak kararlaştırılan 8.000. YTL’nin dava tarihinde ulaştığı alım gücü 104.000 TL olarak belirlenip, taleple bağlı kalınarak 75.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı, taşınmazın rayicinin 75.000. TL olduğunu belirtip bu bedele hükmedilmesini istemiş, davalı da taşınmazın ancak 20.000 TL edeceğini savunmuştur. Öyle olunca Mahkemece, taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli belirlenerek, davacının talebi de aşılmamak suretiyle bu bedele hükmetmek gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir, bozmayı gerektirir.
3-BK.’nun 101.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının davalıyı temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde, Mahkemece dava öncesi faize hükmedilmiştir. Öyle olunca alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerden dolayı temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.