YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/25
KARAR NO : 2011/6524
KARAR TARİHİ : 25.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının üzerinde haciz bulunan daireyi 80.000 TL bedelle kendisine satın alabileceğini taahhüt etmesi üzerine satış konusunda işleri takip etmek üzere anlaştıklarını, ancak davalının alacaklı sıfatı da dahil hiçbir şekilde satılması konusunda yetkili olmadığını ve icradan satılması nedeniyle kendisine satılması garantisi bulunmayan ,üzerinde yirmiden fazla haciz olan taşınmazın satışının objektif olarak imkansız olduğunu ,ayrıca sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle sebebsiz zenginleşme kuralları gereğince davalıya ödenen 7.500.00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı,davaya konu … … Ltd.Şti’ne ait taşınmazı sözleşmeden belirtilen şekilde sattığını, davacıya taşınmaz üzerinde banka haczinin bulunduğunu,icradan satışının yapılacağını anlattığını,icra müdürünün izinde olması nedeniyle icra satışının birkaç gün gecikmesi üzerine davacının almaktan vazgeçtiğini belirterek davanı reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
BK.404/3 maddesi hükmüne göre gayrimenkul tellallığı akdi yazılı şekilde yapılmadıkça muteber olmaz. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup kamu düzenindendir.Tellallık
2011/25-6524
sözleşmesi için ön görülen yazılı şekil isbat değil, geçerlilik şartıdır. Yazılı şekilden maksat tellallık sözleşmesinin mahiyet ve konusunu göstermeye yeterli olmasıdır. Davacı, 16.07.2009 tarihli sözleşmenin tellallık sözleşmesi olduğu iddiasına dayanarak alacak isteminde bulunmuş ise de,16.07.2009 tarihli sözleşme içeriğinde taraflar arasında gayrimenkul tellallığı sözleşmesi yapıldığına ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı, aksine tapulu taşınmazın harici satışına ilişkin bir sözleşme olduğu, bu sözleşmede davalının satıcı, davacının ise alıcı konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki mevcut sözleşme gayrimenkul satışına ilişkin olmakla, resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Geçersiz sözleşmede taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebilir. Bu durumda davacının davalıya ödediği bedelin iadesini talep edebileceğinin kabulü gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.